Üye Ara | Son 24 Saat | Üye Ol
*BaGeR* Üye Profili  
*BaGeR*



Üye Profili
2.profil
resmi yok
📅 Üyelik Tarihi: 24.08.2006 (19 yıl 9 ay 6 gün)
Bekar
🌏yuksekova
Doğum Yeri
📍Gewer
Bulunduğu İl
🎂 39 yaş
💼
Mesleği

suskundu toprak,kanatlı düşler kurardık nasıl da koşardık hayatın üstüne bulutları yener ,gökte ayla yarışırdık sonra uzanırdık yemyeşil çimenlerin üstüne... kıyısında şiirler okuyup suyuna güller bıraktığımız ırmaklarımız vardı nasıl severdik suya şiir katmayı nasıl severdik suyun düşüne yatmayı sen türküler söylerdin,ben şiirler okurdum şimdi kaç bin yıl girdi araya yoksun... sendin o hırçın dalgaların vurduğu yalçın kaya sendin o ıssız kumsalda adımları dokunaklı yalnızlık beyaz yelken açmış mahmur gözlü bir üveyik kanatlandı taa şuramda şuramda gurbet miydi adın seni de çekti aldı hüzün koynuna firari sözlerimin kundağıydı yüreğin kimi poyraz kimi zemheri dayandığımda kapına hiçbir şey sormadan sarardın kollarına gülleri ve dikenleri sen ögrettin bana sen ögrettin bana yalan söyleyeni anladığında bile gülmeyi muhatabına sol cebinde hüzünleri saklardın unutmadım unutmadım dikenleri severken kanayan ellerini haydi uyandır sevinci,güldür gözümü böl sensizliğin kabusunu kaç bin yıl girdi araya kaç bin... yoksun... bir emzik üç tokat büyüyen çocukların işlemeli yastığına şekerler bıraktığımızdan bu yana kaç bin yıl girdi araya kaç bin.... gel artık.....

Yazan
*BaGeR*
Tarih:
19.03.2015 19:05:11
Sil
 
Vaziyet bildiğin gibi değil
Vaziyet bildiğin gibi değil..İki gözüm bildiğin gibi değil. Fena akşam oldu.Fena akşamın tezgahında dokudum saçlarını.Saatler geçmek bilmedi desem,, İnanmazsın.Fena kokun geldi. Fena kokunu duydum yüreğimin ucunda.İncir ağaçlarının altındaki penceremde,Sabahlar olmak bilmedi desem,, İnanmazsın.Günler mi uzadı, Yoksa hasretin mi belli değil.Vaziyet bildiğin gibi değil,İki gözüm bildiğin gibi değil..
Yazan
*BaGeR*
Tarih:
06.10.2010 18:57:35
Sil
 
Uzaktaydık..
suskundu toprak,kanatlı düşler kurardık
nasıl da koşardık hayatın üstüne
bulutları yener ,gökte ayla yarışırdık
sonra uzanırdık yemyeşil çimenlerin üstüne...

kıyısında şiirler okuyup
suyuna güller bıraktığımız ırmaklarımız vardı
nasıl severdik suya şiir katmayı
nasıl severdik suyun düşüne yatmayı
sen türküler söylerdin,ben şiirler okurdum
şimdi kaç bin yıl girdi araya
yoksun...


sendin o
hırçın dalgaların vurduğu yalçın kaya
sendin o
ıssız kumsalda adımları dokunaklı yalnızlık
beyaz yelken açmış mahmur gözlü bir üveyik kanatlandı
taa şuramda şuramda
gurbet miydi adın
seni de çekti aldı hüzün koynuna

firari sözlerimin kundağıydı yüreğin
kimi poyraz kimi zemheri dayandığımda kapına
hiçbir şey sormadan sarardın kollarına
gülleri ve dikenleri sen ögrettin bana
sen ögrettin bana yalan söyleyeni anladığında bile
gülmeyi muhatabına

sol cebinde hüzünleri saklardın unutmadım
unutmadım dikenleri severken kanayan ellerini
haydi uyandır sevinci,güldür gözümü
böl sensizliğin kabusunu
kaç bin yıl girdi araya
kaç bin...
yoksun...

bir emzik üç tokat büyüyen çocukların
işlemeli yastığına şekerler bıraktığımızdan bu yana
kaç bin yıl girdi araya
kaç bin....
gel artık.....
Yazan
*BaGeR*
Tarih:
26.08.2010 03:33:57
Sil
 
ALIŞKANlIK
Gitgide alışıyorum sana....
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz...
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar
sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor,
alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan...
Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşün ki ben yaşamaya bile alışkın değilim...
Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır...
Fakat şimdi sana alışıyorum...
Alıştıkça özlemim artıyor, daha yoğunlaşıyor.
Yalnız içimde garip bir korku var.
Sana alışmaktan değil seni kendime alıştırmaktan korkuyorum...
Bir gün sana şimdi verdiklerimden daha güzelini
daha değerlisini verememekten korkuyorum...
Bir gün ansızın ölmekten ve seni, bana olan alışkanlığınla
yapayalnız bırakmaktan korkuyorum...

Oysaki her zaman ve günün her saatinde
yanında olmalıyım senin... Bana alışmış olmaktan
pişmanlık duyacağın bir dakikan bile olmamalı...
Bütün zamanlarını zamanlarımla karıştırıp
emsalsiz bir zaman bileşiminde yaşatmalıyım seni...
Uykularda bile aynı rüyayı görmeliyiz.
Her şeyin ve her zevkin yarısı senin olmalı, yarısı benim...
"Bana alış" demeyeceğim... Nasıl olsa alışacaksın bir gün...
Şimdi çirkinliğimde güzellikler bulan gözlerin,
o zaman en güzeli görecek bende! Alışkanlığınla,
sevginle yepyeni bir "ben" yaratacaksın benden!

İlk defa sevilmenin ürpertileri içindeyim inan. Sevgimle
mukayese edebileceğim tek şeyi beni sevmende buldum...
Ömrümde kimse bana sevmenin gerekliliğini öğretmedi.
Kimseden sevgisini istemedim, verdiler almadım.
Bencildim bir zamanlar, sevmek benim hakkım diyordum.
Oysaki şimdi bir zamanlar hiç sevmemiş olduğumu
kendi kendime biraz da utanarak itiraf ediyorum.

Asıl büyük sevgiyi seni sevmekte buldum ve sevgim
senin sevginle değerleniyor, ayrı bir anlam kazanıyor...
Sevgin olmasaydı değersiz bir cam parçasıydım.
Sevginle bir aynayım şimdi. Bana bakanlar baştanbaşa
seni görecekler içimde...
Bir zincirin iki halkasıyız seninle anlıyor musun?
Aynı kadehte karışmış iki içkiyiz.
İki kelimeyiz seninle birbirini tamamlayan.
Her yerde iki olduğumuz için
bir bütün haline geliyoruz durmadan...

Alışkanlığım devamlı sana çekiyor beni...
Durup durup dudaklarını öpmek geliyor içimden...
Saçlarını okşamak geliyor, ellerini tutmak geliyor...
Kokunun tenime sindiğini hissediyorum geceleri...
Teninin dudaklarımda eridiğini hissediyorum...
Boynunun en güzel yerini benden başkası bilemez artık...

Seni kimse benim kadar benimle bir bütün olduğuna inandıramaz....
Gitgide bu alışkanlığın içinde kaybolduğumu hissediyorum...
Beni yaşadığım zamanın dışına çıkarıyorsun.
Bir gün tarih öncesinde yaşıyoruz , bir gün bulutların üstünde...
Uzun süren bir baygınlık sonrasının
o anlatılmaz baş dönmesi içindeyim...
Bütün merdivenler birbirine eklendiği zaman
seninle vardığım yüksekliğe erişemez...

Açılmış bütün kuyuların derinliği
içimde seni bulduğum yer kadar derin değil...
Alışkanlık kozasını ören bir ipekböceği gibi gitgide tamamlıyor bizi.
Emsalsiz bir oluşun içinde yuvarlanıyoruz.
Korkunç bir yangın başladı yüreklerimizde.
Özlem, kıskançlık, arzu ne varsa içimizde hepsi birdenbire tutuştu.
Alev almayan bir yerimiz kalmadı.
Alevlerimiz muhteşem bir kızıllığın içinde yıldızlara kadar uzanıyor.
Hiç bir su, bu ateşi söndüremez artık.
Nehirle, denizler boşalsa üstümüze hiç sönmeyeceğimizi biliyorum.
Bu yangın biz birer kor haline gelinceye kadar sürecek.
Önce bakışlarımız alıştı birbirine, sonra parmak uçlarımız...
Bu oluş tamamlandığı anda yeryüzünde
bizden güçlüsü olmayacak!
En mutlu olduğumuz yerde en güçlü de olacağız seninle...
Bu bir sonun değil bir varoluşun başlangıcıdır.
Geçmişteki tüm alışkanlıkların bana alışmanı önleyemez artık..

| Bu üyeye mesaj yaz | Bu üyenin yazdığı mesajlar | Üye olmak istiyorum | Son 24 saat |

Not: Sitemizde ahlak dışı, yasa dışı ve siyasi içerikli nick ve resimler kullanmak yasaktır. Bu sayfada bu tür bir içerik bulunuyorsa lütfen bu formu kullanarak bize bildiriniz.

Hızlı Erişim:
counter
101 İndir Okey İndir Okey 101