Tekerlekli sandalye veriyorlarmış
Eklenme Tarihi:19.12.2005 12:42:16
Eskiden kutu kolaların “açma halkaları” (hani ucundan tutup çekeriz de kola “fıs”lar ya, o kapakçıklar işte) kutunun üzerinde kalmıyodu biliyosunuz. Gerçi şimdikileri de kısa bi uğraşla yerinden kopartabilirsiniz ama o zamanlar kutuyu açınca kapakçık elimizde kalırdı. İşte önce İstanbul’u, ardından da bütün Türkiye’yi saran “açma halkası” efsanesi de bu aksesuar üzerine kurulmuştu. Söylentiye göre, “onbin kapakçık getiren herkese kola firmaları bir tekerlekli sandalye veriyodu”, daha doğrusu “kola kapakçığı toplama organizatörleri”nin deyimiyle, “veriyolarMIŞ”. Bu ulvi amaç için sokakta tam bir açma halkası toplama çılgınlığı yaşanıyodu. Hatta, ATV ve Sabah gazetesinin olduğu binada (yani herşeyi bilen, yönlendiren, dördüncü kuvvet denen ama birinciliği kimseye kaptırmak niyetinde olmayan medyanın en önemli damarlarından birinde) bile kafeteryanın ortasına bi mukavva kutu konmuş, üzerine de “kola kapakçıklarıyla sakatlara destek olun” diye yazmışlardı. 1995’te Aktüel’de çalışıyordum. Çok mantıklı görünmeyen, daha doğrusu “muş”ların çokluğundan ötürü efsane olduğunu düşündüğüm bu olayla ilgili bi araştırma yapmıştım. Sonuç tam tahmin ettiğim gibiydi. Hazırladığım haberde geçen örneklerden sadece biri bile efsanenin boyutlarını anlamamıza yetiyor. (Birinci dereceden kahramanları bulup onlardan dinlemiştim hikayeyi) Kadıköy’de bir apartman sakinleri geniş bir kampanya yürütüp tam 20 bin kapakçık toplamış. Mahallelerindeki iki özürlü vatandaşa da, “aldığımız sandalyeleri size hediye edeceğiz” diye söz vermişler. Ama kapakçıkları bi kamyonete yükleyip Coca Cola’nın Bakırköy’deki fabrikasına götürdüklerinde maalesef acı gerçekle yüzyüze gelmişler: “Kusura bakmayın ama bizim böyle bir kampanyamız yok!”
Sakinler oradan Pepsi’ye, daha sonra Uludağ’ın İstanbul şubesine, sonra Kristal Kola’ya gitmişler ama yok, bütün firmalar aynı şeyi söylemiş, “Sizin gibi gelen bi sürü insan var ama bizim böyle bi promosyon çalışmamız yok ki!” Sakinler, mahallelerindeki iki sakat vatandaşı da boş yere heveslendirdiklerini düşünerek kelimenin tam anlamıyla yıkılmışlar bu açıklamalardan sonra. Ertesi gün Coca Cola fabrikasından bi telefon gelmiş. Duruma üzülen fabrika işçileri aralarında para toplamışlar, “Gelip parayı teslim alın, bizim elimizden gelen bu” demişler telefonda.
Benzer bi toplama efsanesine de Eskişehir’de öğrenciyken şahit olmuştum. Okul kantinine konan mukavva kutunun üzerine bu kez, “Buraya atılan her Tekel 2000 sigarası paketi özürlü vatandaşlara tekerlekli sandalye olarak geri dönecektir” diye yazılmıştı. Yıllar sonra konusu geçtiğinde bi arkadaşım o tarihlerde aynı efsanenin İstanbul’da da, Tekel 2000 sigarası özelinde değil de, sigara jelatini toplanması şeklinde olduğunu söyledi. Rakam da kola halkasında olduğu gibi, ne hikmetse, aynıydı: “10 bin jelatin getirene bir tekerlekli sandalye!”
Aslında bu, ithal bi geyik. Özellikle ABD’de pek çok versiyonları dolaşıyo. 1948 tarihli bi kitaba göre o dönemde de, “Gören Göz’ (körler için rehber köpekler eğiten bir organizasyon) 10 bin sigara jelatinine bir köpek veriyo” efsanesi inanılmaz yaygınmış. Tabii ki böyle bi taahhüt yokmuş ama insanlar yine de deli gibi jelatin topluyolarmış.
“Hayır, hayır! Ne olursa olsun ben hayır yapmak istiyorum” diyen insanları hayal kırıklığına uğratan yakın tarihli bi efsanede ise bu kez kurbanlar böbrek hastaları olmuş. Bu söylentiye göre de “Ulusal Böbrek Vakfı 100 bin jelatin getiren herkese bir DİALİZ MAKİNESİ (vay be) veriyomuş!”
O günlerde gazetelerde çıkan haberlerden sonra Vakıf derhal yalanlamış tabii bu iddiaları. Ve şu açıklamayı yapmış, “Bırakın 100 bini, 1 milyon jelatinin yeniden kazanımı sonucunda dahi elde edilecek para sadece 300 dolardır. Oysaki bir dializ makinasının değeri yaklaşık 10.000 Amerikan Doları. Yani bu hesaba göre, ancak 33.3 milyon jelatinin değeri bir makinanın fiyatına eşit. Pratikte bunun toplamına ulaşmak, yeniden kazanım organizasyonunu yapmak da maalesef mümkün değil.” ferahnaz kemer: Sarı tekel kağıtları Ben bu efsanenin daha değişik bir versiyonunu biliyorum. Benim duyduğuma göre sigaraların arkasındaki sarı tekel etiketlerini biriktirince tekerlekli sandalye kazanıldığıydı.
Tayfun Gerdan: Sigara jelatinleriyle kabartma harf Ben de sigara jelatinlerini atmayıp körler okuluna vermek gerektiğini duymuştum. Körler alfabesindeki o kabartma harflerin yapımında kullanılıyomuş bunlar. Hatta annem ciddi ciddi senelerce topladıydı. Du bi soriim bakiim naaptı o jelatinleri. Kabul eden bi kurum bulabildi mi? İnatçıdır çünkü annem. Yetkili bir kuruma teslim etmeden pes etmez pek.
kamil zilzurna: Tekel fabrikasına geldiler Ben bir şehrimizde tekel sigara fabrikasında işçisiyim. Bir gün nizamiye kapısında beklerken bir bayan ve bir çocuk geldi. Ellerinde poşetler vardı. Beni çağırıp ’Bunları nereye verebiliriz?’ diye sordu. Baktığımda sigaranın aliminyum kağıtlarını gördüm. ’Nedir bunlar?’ diye sorunca ’Abi bunları getirene sakat arabası veriyorlarmış’ dediler. Ben de ’Bizim fabrikada böyle bir kampanya yok’ dedim ve gittiler. Sonra ne yaptıklarını bilmiyorum. Ama halkımızın merhamet duygularıyla oynayanları buradan nefretle kınıyorum.
Cagatay Altan: Sigara kagıdında gümüş var! Bu efsane ile uzaktan ilgili bir başka efsane de sigara kağıtlarında alüminyum değil de gümüş olduğu efsanesiydi. Yıllar once ATV’de yayınlanan Şok Haber programı tarafından uydurulan bu geyiğe inanan bir vatandaş, kağıtlardaki gümüşü elde etmek için belediye ihalesinde tonlarca çöp satın almıştı!
Dark Night: Bizzat topladım Ben bu Tekel 2000 paketi toplama kampanyasında bizzat çalışmıştım. Yurttaki bütün arkadaşlar Tekel 2000 topluyordu. Bana getiriyorlardı. Ben de bu paket toplama işini organize eden arkadaşlara teslim ediyordum. İşin garibi, bu söylenti, İstanbul Üniversitesi’ndeki birçok fakülteye de yayılmıştı. Sırf bu yüzden sigarasının markasını değiştirenler bile olmuştu. Sonra günlerden bi gün, bizim fakültede organizasyonu yapan arkadaş, ’Tamam, kampanya bitti. 3 tane tekerlekli sandalye aldık’ dedi. Hepimiz mutlu olmuştuk. Demek boşuna uğraşmışız. E iyi de, topladığımız o kadar boş paket nereye gitti o zaman?
Ekleyen/Kaynak: efsaneler.com
Bu sayfa 4040 defa okundu
Bu bölüme Efsaneler ekleyebilirsiniz. Efsaneler eklemek için
tıklayın
Yazan: mehmet Tarih: 15.04.2007 16:28:53 sigara jelatini ben ögrenciyim ve hala sigara jelatini olayı gunumuzde devam ediyor.Sigara jelatininden 3000 tane toplayın tekerlekli sandalye alın diye bir şey dolaşıyor ortalıkta ben daha bugune kadar biraz toplamıştım millet sokkalardan bile topladım tek tek her gordugum sigara paketinin üstündeki jelatinleri topladım ama saçma geliyodu bir internetten araştırayım dedim ve ne goreyim neler neler varmış iyikide bakmışım internete ama ne bileyim belkide dogrudur 3000 e ulaştıgımız zaman anlıyacagız.
Yazan: cansu Tarih: 10.04.2007 19:09:32 yuhhhhh yuh yani ben bunu 10 günde okurum az olsun biraz ya Yazan: D-MAX Tarih: 26.02.2007 12:59:54 DALGAMİ GEÇİLİYORUZ selamlar benim duyduğum kadarıyla bu sigara paketlerinin üzerindeki sarı etiketlerden 6.000 adet toplayana tekerlekli sandalye veriliyormuş bir arkadaşım halen topluyor aslında ona göre mantıklı bir açıklamsıda var örneğin 6.000 paket sigarayı insan ortalama 16 yılda içebilir(her gün 1 paket hesaplanmıştır) zaten bu kadar yıl sürekli sigara içen bir insanın ileride damar tıkanıklığı gibi hastalıklardan dolayı kangren kireçlenme , damar tıkanıklığı, hatta kısmi felç gibi hastalıklardan bu sandalyeye kendinin ihtiyacı olma olasılığı hiçte mantıksız değil tekel 16 yılda 6.000 paket sigara içmiş bir müşterisine 1 adet tekerlekli sandalye vermekle aslında sorumludur hem maddi hem manevi açıdan saygılar Yazan: wosyet Tarih: 29.01.2007 12:54:36 nası olurrrrr nası yani yaaa peki onca biriktirdiğim sarı tekel kağıtları ne olacak:(kimler çıkarıyor bunu yaaa..ve ben bunu benimle birlikler toplamak için can atan erkek arkadaşıma nası söliycem...yok yok kesin vardır öle bişii
|
Etkileşimli Bölüm
Sonraki 10 Efsaneler
En Çok Okunanlar
En Çok Yorumlananlar
Yeni Ekle
Yorum Ekle
Ana Sayfa
|