| |
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
03.09.2019 02:47:29
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
| Ben seni gözlerin gözlerime, tenin tenime değmeden, dokunmadan sevdim... Dudaklarımda adını sayıklayarak sevdim. İsyansız, sessiz çığlıklarla düşlerimde sevdim... Bir dere suyu berraklığında,bir bahar rüzgarı ılıklığında sevdim... Ayın şahitliğinde çaresiz, sessiz gecelerde susarak sevdim... Ben seni sonu olmayan bir aşkla sevdim.. Ben Seni Bugünsüz, Yarınsız... Hep Bir Ümitle Sevdim... |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
02.09.2019 05:58:29
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Ben Sana Hiç kıyamam ki Yere düşen nimettir gözlerin... Sen ağlasan, Ben, döktüğün göz yaşlarını öpüp alnıma korum... Ben Sana hiç kıyamam ki Yüreğimin her tanesidir Saçların... Tek teli kırılsa, Yastığımın sol yanın da saklarım... Ben Sana hiç kıyamam ki Canındır, Bedenimi ayakta tutan... Bir yerin incilse Ben Ruhumu sererim ayaklarına... Şimdi yoksun ya Ben Başka Tere bulaşırmıyım ? Başka bir nefesi çekermiyim ? Sen olmasan da Ben Sensizliğe de kıyamam ki... Ben gelmeyişine küfredip Yokluğuna kıyamam ki... Sen !... Sen kıyamadığım !... Bakışı nemli yar Gözlerim, Gözbebeklerin de Kaldı, Kirpiklerim, ıslaklığın da boğuldu...
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
02.09.2019 05:57:03
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Ben senin yokluğunda varlığını seviyorum, Seni sevip özlemeyi seviyorum Sana ulaşamadığım anlarda. Seni aramayı,görmeyi duymayı, Sana dokunmayı özlemeyi,anlamayı, Yaşamayı, seni yaşamayı seviyorum.
Hic göremesem bile seninle Aynı şehirde olmayi, Caddelerde kaldırımlarda dolaşmayı, Parklarda aynı banklarda oturmayı, Aynı havayı solumayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten Senin gülüşünü seviyorum, Bana bakan güzel gözlerinle Her bana bakışında olduğum yeri Gözlerinde gördüğüm o duyguyu Gözlerindeki beni gözlerimi seviyorum.
Korkmuyorum seni sevmekten. Yüreğini seni seviyorum Özünü seviyorum, sadeliğinde senin. Canım deyişini, sevgiyle bana gelişini, Dudaklarindan dökülen sözlerini seviyorum.
Ben sendeki o sıcaklığı,samimiyeti seviyorum Sana olan uzak mesafelerdeki yakınlığı seviyorum. Kipriklerinde doğan göz yaslarini, En çokda rüzgarın dağıttığı o saçlarını, Beni ellerimi tutan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımdaki yürek sızımı seviyorum sebebi sensen Ayrılığımızda güzel bir günün ardından, Bir sonraki buluşma anına kadar, Yaşadığımız tatlı anları seviyorum.
En cok yalniz kaldığımda Güzelliğini seni sana anlatmayı, Bana yazdırdığın aşk şiirlerini Beni bulan seven gönlünü seviyorum. Ben en çok senin bana olan Sevgini seviyorum… |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
31.08.2019 18:13:05
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Sâvâşmâmı İstêsêydin Sâvâşırdım! Amâ Hiç İstêmêdin, Gitmêmê İzin Vêrdin...Vê Bên Dê Hêp Sustum. Şimdi mutluysan Dêvâm Et, Bên Sêvmêyi Öğrêndim Çünkü O Sêvgiyi Ölênê Kâdâr Yürêğimê Gömmêyi Öğrêndim...Zorluklârâ Boyun Eğmêyi Öğrêndim. Vê En Önêmlisi Dê Yıkılsâm Dâ, İçim Acısâ Dâ Susmâyı Öğrêndim. Hâni Dêmiştin Yâ Bânâ '' Kêşkê Yânımdâ Olsâydın''...Diyê...Şimdi Bên Dê Sânâ Diyorum " KEŞKE DÜRÜST OLSAYDIN.....
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
30.08.2019 16:08:17
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Gitmek istiyordum gitme diyordun Beni karanlığa itme diyordun Eşkiya kalbime hükmediyordun Herkesten farkındım sen bilmiyordun
Sen beni üzüyor incitiyordun Ben sana kırgındım sen bilmiyordun Kalbimi kırıyor acıtıyordun Ben sana dargındım sen bilmiyordun
Sen benim uykumu kahreden korkum Sen zehir zemberek sen zehir zakkum Sen benim cezamdın ben sana mahkum Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun Sen yangın çıkarır ben söndürürdüm Sevmesem dünyanı ters döndürürdüm Seni sürüm sürüm süründürürdüm Ben senin korkundum sen bilmiyordun
Sen bana günahtın sen bana yasak Helale uzaktı düştüğüm tuzak Ben sana tutkundum ben sana tutsak Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun
Bir yavuz hırsızdın dikleniyordun Sustukça sabrıma yükleniyordun Sen hiç beklemiyor bekleniyordun Ben sana yorgundum sen bilmiyordun
Sen benim uykumu kahreden korkum Sen zehir zemberek sen zehir zakkum Sen benim cezamdın ben sana mahkum Ben sana sürgündüm sen bilmiyordun |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
29.08.2019 16:12:42
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Keşke hiç görmeseydim , sevmeseydim seni.. sen benim bitmeyen hasretimsin uzak kıyılarda ne sular öpüyor dudaklarını ne dudakların değiyor sularıma aramızda kocaman nehirler akıyor yalın ayak düşler doluyor heybeme
Üzgün rüzgârlar esiyor şimdi gözlerimde ayaklarım kan revan içinde, dizlerim yırtık çileli bir yolcuyum kayıp yollarda omuzumda dağ dağ özlemler boynumda aşk fermanı koynumda sana yazdığım şiirler Leyla sını arayan mecnun misali kavrulurum her gün aşkın çöllerinde keşke hiç görmeseydim seni hiç sevmeseydim keşke
Sen baharda hayat açmış bir çiçek ben cehenemde kanatları yanmış kelebek. nasıl özledim aşk kokunu bir bilsen bir bilsen nasıl yanar bu yürek yokluğunda madem göremeyecektim yüzünü bir daha duyamayacaktım sesini keşke hiç sevmeseydim seni... sevgilim demeseydim?
Ben hiç kimseyi sevmedim, seni sevdiğim kadar. özlemedim hiç kimseyi, seni özlediğim kadar çırpınıp durdu kalbim bir ömür hayatın avuçlarında. şimdi mevsim ayrılık mevsimi, umutlar eylül, aşklar yaralı ben zavallı bir kördüm alıp seni kalbimin içine gömdüm zamanın eskitemediği gözlerin, hala gözlerimin önünde keşke hiç görmeseydim yüzünü tutmasaydım sözünü tanımasaydım kanmasaydım. yanmasaydım bu kadar kapılmasaydım gözlerinin deryasına aramasaydım saçlarının kokunusunu rüzgarlarda kahrolmasaydım aşk için keşke...
Senden uzaklarda nehirlerim kurudu gözlerimde asılı kaldı yokluğun her seher bir gül kanadı bir yıldız ağladı her tan vakti bütün umitlerim ateşinle kavruldu bütün hayallerim rüzgarınla savruldu yarınlara beslediğim ne varsa sapı sedeften bir bıçak gibi yüreğime saplandı Ferhat olup dağları deldim kerem olup ateşten geldim de seni özlerken, bir kalbimi yenemedim.... bir kalbimi...
Dağ başlarında duman çöl yollarında mecnun oldum aldığım her nefes duyduğum her seste seni buldum şimdi kimbilir nerdesin, kiminlesin. kime bakıyor o güzel gözlerin yıllar geçip gitti hala kanayan yerimsin dilimin ucunda, başımın içindesin hala keşke hiç tutmasaydım ellerini gözlerimi gözlerine kenetlemeseydim sana dair umutlar besleyip kalbimi rüzgarlara vermeseydim
Dudaklarımda inleyen her şarkı bir ağrıyı taşıyor şimdi yüreğime keşke bulut olup ağmasaydım senin için yağmur olup yağmasaydım keşke unutsabilseydim seni hatırlamasaydım... anmasaydım. her aklıma düştükçe öksüz çocuklar gibi, oturup bir köşede ağlamsaydım..... keşke...
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
29.08.2019 05:21:55
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Ben Aşkı Uzaktan Tattım. El Tutmak, Sarılmak Nedir Bilmeden.. Göz Göze Bile Gelmeden...Nefesini Tenimde Hissetmeden...Uzaktan Sevdim Ben, Karşılık Beklemeden...Birşeyler İstemeden. Aşkı Hiç Kirletmeden... Uzaktan Kurdum Tüm Hayallerimi... Hislerim Dipdibeydi , Bedenimiz Değil... Ruhumuz Birlikteydi... Uzaktan İnandım Ben Yalan Nedir Bilmedim, Gerek Bile Duymadım... . Doğrusuyla Yaşadım. Yalana, Tenezül Bile Etmedim...Uzaktan Tartıştık Biz Ama Hiç Küsmedim. Ufak Tefek Nazlarım Olsada Gönlümü Çabucak Aldın... Dargınlığı Hiiç Uzatmadım... Aşkı Bana Sen YAŞATTIN |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
29.08.2019 04:57:05
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Güneşin doğmaya başladığı saatlerdeyim yine Bu sabahta sensizdim ve eksiktim İçime düşen o burukluk sanırım acıyan solyanımdı Ansızın Sesin kulaklarımda çınlar biraz da hayalin belirir karşımda. Yine yoksun yanımda Ne sensiz aldığım nefesin nede sensiz geçirdiğim gecelerin huzuru kalmıştı içimde.. Gün beliriyordu zaman ilerliyodu Gözlerim de yaşlarla ıslanırken Ne tadım kalmıştı ne de tuzum.. Sensiz İçilmeye dem tutmuş o çayın karşımda boş kalan o sandalyenin sabrını ver bana ya Rab, ben yine onun derdindeyim.. Dönüp dolanıyorum bu boşlukta Bakınıyorum bakıyorum belki hala yanımdasındır diye. Düşünmek istemiyordum gidişini ve gelmeyecek oluşunu Ne buna dayanacak gücüm vardı ne de kaldıracak Bi bedenim. Anla ki sensizlik bedenime düşen tarifi zor Bi dertti. Vaktin öğlen olduğu şu saatte Penceremin önünde kurumaya yüz tutan çiçekler, Sesiyle Yüreğimi tırmalayan o kuşlar, Bi damla suyun eksikliğiydi sebebi İşte bende sana Suya muhtaç gibiydim Yokluğunun habercisiydi yine hersey .. Sonra düşer yine yüreğime sızı Daralır nefesim tarifsiz Bi acıyla.. Artık ne yazasım ne de soyleyesim kalır seni dilimde.. Acını cekip çekip ölesim var şimdilerde.. |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
29.08.2019 04:55:58
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
~Suskunluğumu bozuyorum bu gece Umutlarım yanmaya başladığı anda yağmurlarda ıslanıyordum Sözün bittiği yerdeyken Her satırımda seni yazıyor Her anımda seni konusuyordum Çünkü Seni yaşamanın sonu gelmemeliydi.. Anladım ki sensizlik bir yanı yitik bir aşk diger yanı özlem olacaktı..
~Gönlümde sevdası huzur verenim Gecemi gündüz eyleyen Acıma mutluluk veren Yazın açıp kışın solmayan bir sevginin esiriysem Bilki sen bendin.. Olurya benden bir iz kalırsa nolursn ona iyi bak Dedimya sen bendin ve kıyamazdım..
~Kayıp şehrim oldun sen bana Tüm sokakların çıkmazım Ve ben sende o çıkmazların içinde kaybolan yanındım artık.. Deli bir yağmurum oldun mesela Bense o yağmura hasret bir avuç toprakidim İşte solyanımda sen boyleydin Ne bir eksik ne bir fazla sen tamda bendin..
~Ardımda yıkılan mutlulukların İçimde kırılan bir kalbin Gözlerimde durmak bilmeyen yaşların Uzayan gecelerimin Sol yanımda kaln acılarımın Tek çaresi gelişinle başlayan sevgindi..
~Ömründe kalıp göğsünde yaşlanmak Yolunda sevdana yoldaş olmak Gözlerine sen varoldukca bakmak sonra ellerini tutmak Saatlerce seni dinlemek Hani nasip olmazsa diyorum Yinede sendeki bana iyi bak Bak ki sevginle dua olayım Rabbim seni bana nasip eylesin diye...
~Sonra sevincini sevincime Gülüşünü gülüşüme Huzurunu içime Canını canıma bırakışın geldi aklıma Ve bil ki yine gelsen yine severim Çünkü yaşamanın bendeki yeriydi Sen olmak...
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
27.08.2019 06:12:04
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Belki bir sonbahar hatırlatır beni sana
Yapraklar koparken dalından bir bir,
O apansız kopuşumuzu hatırlarsın?
Esen rüzgârlarla savrulurken uzaklara
Nasıl savrulduğumuzu hatırlarsın
Bizi ayıran rüzgâra karşı koyamayışımızı?
Başka diyarlarda bakarken pencerenden ufuklara,
Yağan bir yağmur hatırlatır belki de
Sana dökülen gözyaşlarını?
Bir sonbahar kurumaz hiç kaldırımlar, belki anarsın
Hep nemli gözlerimi?
Buğulu camlara karalarken tarihi, sensiz buz kesmiş
Kalbimi anarsın?
İşte bak o zaman sevgilim gökyüzüne nasılda karanlık?
Kara bulutlar sarmış dört bir yanı boğazına düğümlenir hıçkırıklar,
Ağlamak istersin ya hani? Ama izin vermez gururun.
Bir umut ararsın uzaklarda, gökyüzünde bir ışık belki de
Beyaz bir ışık beyaz bir bulut içini aydınlatacak?
Geçerken tarihler gözlerinden, bir tarihte durursa hani
Belki derin bir ahhh çekersen tarihimizde
Hatırlarsın o zaman seni saran kollarımın hep boş kaldığını,
Sözlerin yalan olmadığını sevda ateşimin hep yandığını,
Gözlerimin ümitle her an hep seni aradığını?
Hani olur ya döner gelirsen belki o zaman
Bir sünger çekip geçmişe
Tarihi yeniden yaşarız beraberce? |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
27.08.2019 05:47:38
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Aşk, ayrılığa düştüğünden beri kazanılmış sınavları görmeyen benliğimiz, kaybolmuş aşkların izinde sarsıntılı yürüyüşler yapıyor. Pencerelere perdeleri çekerek sokakları yalnızlaştıran insan, aşk adını verdiği kendi yalnızlığının derin kuyularında uzanacak elleri bekleyen çaresizliğe teslim olurken, içeride soluduğu hava, kendini esir ettiği dört duvar ve masasının üzerinde su vermeye bile gerek duymayacağı naylondan sunî çiçeklerle günbegün solgunlaşıp, baharlarda kendine gülümseyen papatyalardan da mahrum kalıyor. Her yitirilen sevdanın ardında derinleşen boşluk girdabında acı çeken masum duygular, yeni bir günü aydınlatacak kızıl bir güneşin getireceği yeni müjdelerinde olmadığını düşünüyor. Arabesk fanteziler üzerine acılı hayatlar kurgulayan gençlik, çözüm bulmak yerine sorunlarını daha da kalabalıklaştırıyor. Hem de mutsuzlaştıkça, mutlu olduğunu zannederek büyük bir yanılgı bataklığına saplanıyor.
Aşk yitik, yitirilen benlik, acı çekense hep hayat oluyor. Oysa ben aşkı, seslerden bir ses değil bütün sesleri susturan bir çığlık yapmak için arıyorum. Onu bulana kadar bu kalabalık sokaklarda payıma sessizliğin düştüğüne inanıyorum. Sen de inan! |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
27.08.2019 05:41:08
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Korktum bu savastan, kactim kalbine saklandim, en guvenli yer sandim...
özur dilerim sevgilim!
o kalbin ihanet yuvasi oldugunu farkedemedim, kendi cehennemimde yanip kavrulurken, serinligin pesinde sigindigim yerden, gercek sanip gordugum ruyalardan uyandirdigin icin
Tesekkur ederim sevgilim!
Hic gormedin degilmi, hic hissetmedin beni, sevdam oyle usuldu, öyle derindiki, hic bilmedin, belki de bilmeyi hic istemedin, bu yuzden hep mutsuz son yazdi romanlarimin sonunda...
Asik oldugum kente bile dusman kesildim, lanet olsun...
sevmiyorum Ank yı eskisi gibi, kacisim bu yuzden o sehirden, kacarken almadim bavuluma aski, ama yinede pesimden suruklemisim...
keske hic yasanmamis olsaydin, kacak sevdalarimin pususu olmasaydi yuregin, sen de son bulmasaydi umutlarim, korkmasaydim baska kalpler siginmaktan, kacmasaydim baska sevdalardan...
Simdi tum tumcelerim uc noktayla bitiyor...sonu yokmus gibi davraniyorum, bitmemis gibi, koyamiyorum noktalari, korkuyorum... her defasinda yeniden cumleye baslamak belki de asil korkum, hic yeni cumlem yok henuz... ve gozlerin, civilenmis her satirima, her harfime, öyle belirgin ki izleri, bakmaya korkuyorum, okumaya cesaretim yok...
Cik git artik ruyalarimdan, yikma kentlerimi daha fazla, gerilla savaslarina gucum yok, tek siginagim savastigim cepheyken, GIT nolur!...Harabeyim artik, GIT.....
Teslim olmak ölumdur, GIT! |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
27.08.2019 05:33:22
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Sesini sapladım içime...
Sensizliğe tanık yüreğim gecelerden yorgun.
Gözlerim duvarlardaki hüzünden dalgın.
Satırların zindanında esaret oluyor ömrüm.
Oysa gözlerinde boğulmak istemiştim.
Bulutlardan topladığım hüznü gözlerine yağmak istemiştim.
Sen bilmedin.
Beyhude umursamazlığını yaktım yüreğimde gece oldum, yağmur oldum bomboş caddelere yağdım.
Sen yine bilmedin...
Aşkın divaneliğinde büyüttüğüm sözlerden uzak elemlerim bir bir depreşirken duvarlarımda bilinmezliklere sürgündeyim.
Bütün geç kalmışlığıyla yüreğimi sömüren aşk artığı sevgilere tanığım.
Körpe umutlarla yarattığım kentimin acı uğultuları kulağımda.
Geceden düşüyorum üstelik tutan da yok ellerimden...
Nokta konmuş bir hayatın sessiz iniltilerinden ibaret çığlıklarından yeniden doğmayı denedim hep.
Hoyratım!
Hayatın en dik yamacında yalnızlığım oldun.
Kasvetsiz rüzgarlardan arta kalan nefretleri yığdın avuçlarıma.
Buz kestim, cam kırıkları birikti gözlerimde.
Acı bir hüzün, dolu bir bulut dökülmeye ramak kalmış.
Zamansızlığın dur durak bilmez savaşlarından yenik çıkmış yüreğimde, efsunlu bir sevdayla inatlaşıyorum ve zaman tüm soyut yanlarını kusuyor yüzüme.
Düşün ki zaman acımasızdı bize ya da bana!
Ki zamandı herşeyi bana veren ya da bize!
Seni verdi mesela yalnızlığı yani.
Usul usul içime sızan bu acı bu yalnızlık senden hatıra.
Hayatımızın duvarlarına astım.
İçimin okyanuslarından yaptığım mavi düşler boğuldu, hayata isyanımı armağan ettim
Kıvranıyorum!
Şimdi hayat öyküsüzlüğümün nişanı gibi duruyor hüznün doğurduğu resmin kucağında.
Yüzüme asıyorum çoğu zaman yüreğimdeki boşluklara esaretimi.
Yüzümde kırışıyor hayat.
Gitmelerine can yakıyorum.
Ben, kızıl bir aşkla gelmek isterken sana sen somurtkan mutlulukları seçtin, gece artığı saatlerde kaldın, güneşi soğuttun gözlerinde gözlerim dondu.
Ey yâr!
Saçlarında dalgalanan o hüzün kimin?
Beni kirpiklerinden astığın günden beri milyon defa ölüyorum...
Yanlış senaryolara intiharlar biriktiriyorum...
Gidişinden hasretler yapıyorum kendime sonra yine ölüyorum.
Cüzzamlı yağmurları damlıyorsun içime.
Kapandı sesine isyan eden bu ağız.
Her adım bir intihar dirilemem artık.
Köşe başlarında ninni gibi agıt sesleri üşüşüyor kulaklarıma.
Ben hangi kimim?
Dilinde çürüttüğün o şarkı, kaleminde yanan o şiir kime yol oluyor?
Hangi gökyüzünde mutlusun?
Mutlumusun?...
Susarak haykırıyorum sana sessizliğim oluyorsun.
Geceye satıyorum düşlerimi, yalnızlık kentine göçüyorum ve her yağmur gibi kendimi ağlıyorum. Susuyorum. Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
26.08.2019 05:34:35
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
İnsanın kaderini büyük ölçüde seçimleri belirler. Seçtiğiniz şeylerden siz sorumlusunuz, seçmediklerinizden de. Yetişkinlik denilen şey, hayatınızın tümünde olanların sorumluluğunu almakla başlıyor. Mutlu biriyim ben. Bu hale hayatta hatalar yapa yapa, yanlışı seçe seçe, kaybederek ve oram buram kanayarak geldim. Gerçek mutluluk ise zannettiğin kendin neyse, onu kaybettiğinde başlıyor. İnsanların çoğu elde etme hırsının kurbanı olarak sürdürüyorlar yaşamlarını. Bir adamı elde etmek, daha iyi bir hayat elde etmek, daha çok para ya da prestij elde etmek, saygınlık elde etmek ve daha çok sevilmek, hatta daha çok mutluluk elde etmek için, çoğu kişinin hayatı bitmeyen bir savaş alanı gibi. Aralarda durup dinlenip ayağa kalkıyor ve kendileri için “iyi” olduğunu düşündükleri hırsları için savaşıyorlar. Sonra bakıyorlar ki hayat bitmiş. Gerçek sevgi ve mutluluk, uğrunda mücadele vermediğin zaman gelip seni bulan şeyler oluyor. Hiç kimse daha çok sevilmek için mücadele ettiğinde bunu elde edemez. Hiç kimse daha değerli hissetmek için karşısındakinin yakasına yapıştığında bunu başaramaz. Hiç kimse mutlu olmak için çabaladığı sürece bu “çaba” gerçekleşmez. Kendiliğinden ve çabasız, akıştaki şeyler gerçek olanlardır çünkü. Bazen bakarsınız, işler istediğinizi gibi gitmiyor. O zaman karşınıza çıkan davranım yollarından en değerli olan, önce durup aynada kendinize bakmaktır. Fakat bu da çok mühim bir meziyet. Çünkü insanoğlunun en büyük tuzağı kendini “zannetmektir”. Genelde kendimizi bir şey zannederiz. Çoğunlukla da olmadığımız şey. İnsanın istekleri olması doğaldır, bazı istek ve arzular pek çok duygusal ya da fiziksel hatta sosyal yönlendirici yüzünden oluşabilir. İstekler en basit hali ile iki kişiyi etkiler, sonra 3 ya da daha fazla, kalabalıksanız sülale, ve geniş arkadaş grubu içindeyseniz hatta, mahalle kadar insanı etkiler bazı istekleriniz. Bazı şeyler sandığınızdan daha geniş kitlelerde insanı ve hayatı içine alır. Böyle bir durumda o isteğin nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu, size ve başkalarına nasıl bir fayda ya da farklı bir durum yaratacağını görebilmek gerekir. Bir kişiye olan davranışınız ya da onun size olan davranışını belirleyen şey, zannettiğimiz gibi tek bir şey: “Ben istiyorum” değildir. Eğer uygun gördüğünüz tek davranış “kendi istediğiniz” gibiyse ve insanlar sizin isteklerinizi sizin istediğiniz gibi kabul etsinler isterseniz bazen fena halde yanılabilirsiniz. Mesela size aramayan ama sevdiğiniz biri varsa, bir durup sormak iyi fikir olabilir neyi kabul etmedim? Neyi kabul edemiyorum? Hangi duygumun karşı taraf tarafından beslenmesini, sürekli kılınmasını istiyorum? Değer görülmek? Vazgeçilmez olmak? Özel kalmak? Burada sesli bir kahkaha arası vermek istiyorum. Hah hah ha hoh hoh ho. Çünkü insanlar değişir. İlişkiler ve kabulleri sevgiler ve değerler de farklılaşır. Evlilik ilişkisinde bile taşlar yer değiştirir, sevme biçimleri farklılaşır, sabit kalanlar dışında hem duygular hem kabuller dans eder. Eğer karşınızdaki değişti ise ve siz değişmediyseniz bu sorundur. Eğer siz değiştiyseniz ve o değişmiyorsa bu da sorundur. Birlikte değişmiyorsanız –bir noktaya dek- sorun yoktur, bir vadede değişim illa ki başlar ve değişimi kabul etmeyen ve buna uyumlanamayan taraf yok olur. Bu her ilişkide böyle. Upuzun ve musmutlu iletişimlerin sırrı değişime ayak uydurabilmektir. Kendiniz bile değiştiğini kabul etmeniz gerek. Eğer 3 yıl önceden, 5 yıl önceden hatta geçen seneden farklı değilseniz kör kuyularda merdivensiz kalmanıza bir kol boyu mesafe kalmış demektir. “Ben böyleyim” yanılgısı etrafınızı sarmışsa, koşarak kaçın. Bunu kendiniz için söylüyorsanız kendinizden bile kaçın. İnsan öncelikle kendisi için özel olmalıdır. Kendinizi severseniz daha esnek ve uyumlanabilir biri haline de gelebilirsiniz. Kendini sevmek konusu ise zannettiğiniz kadar basit değildir çok sevilen biri olduğunuzu düşündüğünüz herhangi bir anda değer görme duygunuzu sarsan biri size hayatı zindan ediyorsa mesela durup düşünmeniz gerekir neden sarsılıyorum ki ben? Çoğu klişe duygu, “özel” hissedilmeyi “farklı bir yere “ konulmayı işaret eder. Bu yaşta anladığım şey ise hayatınızda “özel” diye seçtiğiniz insanların değişebildiği, sizin “değerli” kabul edildiğiniz ana başlıkların bir gün referanslar bölümünde sayfa numarası olmaya devredebileceğidir. Ve insan herkesten vazgeçebilir sayın bakalım, kimlerden vazgeçtiniz? Epey bir durum var, epey bir insan var değil mi? Vazgeçmekten korkmayın. Ama en önemlisi: Vazgeçilebilir olmaktan korkmayın! Birini seçtiğinizde aslında onunla sessiz ( bazen sesli) pazarlıklara girersiniz. Mesele kendinizle girdiğiniz pazarlıklardır. Kendinizle pazarlıklarınızda kendinize dürüst olun. Olabilirseniz mutlu bir yaşam gerçekten önünüzde uzanacaktır. Etrafımda çoğu insan, biten ilişkiler, değişmiş arkadaşlıklar, yok olan bağlar yüzünden başkalarını suçluyor. Birileri ile ne zaman konuşsam o böyleydi, şöyleydi, o oldu bunu yaptı, bunu düşünmedi, bunu yapmadı… Böyle istedim olmadı.. Ve herkes hep başına gelenler yüzünden önce başkasını suçluyor. Kendini kurban görüyor, mağdur görüyor. Hep kendini iyi ve haklı, başkalarını tu-kaka zannediyor. Başkaları nezdinde de haklı olmak, genellikle ferahlatır değil mi? Bu nedenle insanlar “taraf” ararlar, “yandaş” edinirler. Duygularınız ve istekleriniz ve başınıza gelenler ya da gelmeyenler konusunda yandaşlarınız sizi ferahlatırlar. Gerçek arkadaşlık halini ise “kusura bakma ama sen de böyle davrandın ve bu iyi bir şey değil” diyebilenlere de sahip olmakla tanımlıyorum. Bu size sevenlerin ve sizin sevdiklerinize karşı önemli bir görevdir. Destek olmak onaylamak değildir. Sevmek ayna olmaktır. Ayna olmak aynada kendini görmek değildir ama. Bir benzerinizi yaratmak için verdiğiniz savaş bomboş bir savaştır. Aynanız size kendinizi gösterir, o gördüğünüze karşı mücadele edersiniz. Bu mücadele ettiğiniz şey, aslında kendinizsiniz kabul etmek istemediğiniz kendiniz. Birini seçtiğinizde bir hayat seçersiniz. Komple bir paket elinizdedir artık. O paketi ayırarak ve o paketin genelinde kendinizi kayırarak yaşayamazsınız. Enine sonunda paket yırtılır ve meyveler aşağıdan yere saçılır. Parçalayarak, bölerek, kendinize göre, sadece kendinizin istediği gibi sevemezsiniz. Karşınızdaki sizi sizin istediğiniz yerde tutsun, onu kendinize saklayın isteyemezsiniz. Bu egonun en büyük yanılgılarından biridir. Gerçekten mutlu olmak, kendinizi görebilmek, isteklerinizi ve arzularınızı kendi egonuz dışındaki süzgeçlerden geçirerek farketmek, bunu dile getirebilmekten geçiyor. Dolaylı insanlardan hiç hoşlanmam. Kızar ama “yanılıyorsun kızmadım” der, sinirlenir ve içten içe kurar ama başka yere yansıtır. Gerçek ilişkiler dolaysızlık üstüne kurulmalıdır. Dolaylı insanlarla arkadaş olamam, yan yana kalamam. Vazgeçerim. Vazgeçtiğim için üzülmem. Karşınızdakini kendiniz yapmaya çalışmamak önemli bir meziyettir. Kendiniz sandığınız şey de çoğu zaman gerçek değil çünkü. Kendiniz olabilecek cesareti gösterdiğinizde daha çok sevilen biri de olursunuz. Bazen bir şekilde akıllı, iyi huylu, uyumlu ve sevgi dolu zannettiğiniz birinin içinden bir canavar çıktığını gördüğünüz olmuştur değil mi? İşte ben böylelerine rastladığımda üzülürüm. Olmak istedikleri kişi vardır öyle daha çok sevileceklerini düşünmüşler bir balmumu maske takmışlardır hayata ve etraftakilere karşı. O içine düştüğü bazı anlarda içlerinden çıkan şey ise aslında kabul etmediği kendileridir öfkeli, hırslı, ben merkezcil olduklarını kabul edemezler. Böyleleri için genelde “ruh hastası” denildiğinde üzülürüm. Ruh hasta olamaz. İnsanın benliği hastadır ve kendinizi severseniz, iyileşebilir. Başkalarını severseniz ve bazen sevilmemeyi de umursamazsanız iyileşebilir. Başkalarının sizi nasıl gördüğünü aşırı umursamak hastalıktır. Başkalarının istediği gibi olmak sizi daha çok sevilen biri yapmaz. İnsan onay alma ve sevilme biçimlerini küçük yaşta öğrenir. En basit haliyle ebeveynlerinizin size nasıl ve ne zaman sevdiği, neye onay verdiğine göre şekillenen bir kaftan giyer, ergenlik ve sonrasında da tüm ilişkilerde o kıyafetle gezinirsiniz. Gerçek kendini görmek ve bunu hazmetmek diye bir şey de vardır bir bakın bakalım, kaç kişi kendini gerçekten görebiliyor? O elbise rahat çünkü değil mi? O elbise içinde kalmak konforlu. Kimse çıplak kalmak istemez. Elde etme hırsı ile yanıp tutuştuğunuz her şey elinizden kayıp gidecek kadar zayıflar. Hiç bir duyguyu zorla elde edemezsiniz. Bunu böyle yapamayan o kadar çok o kadar çok insan biliyorum ki. Eminim siz de hemencik neler neler sayarsınız… İstediğiniz şeyler olmuyorsa tepinmeyin. Tepindiğiniz zeminde ayağınızın dibinde su kuyusu filan bulamayacaksınız. Hayatı akışkan bir kabulle yaşamak ve kendini elde etmek yolundaki çaba size zaten eşsiz bir mutluluk getirir. Ve size mutlu edecek insanları da getirir. Kendi gibileri size yakınlaştırır. O zaman gerçekten akışkan ve ısrarsız bir huzurun, sabit bir neşenin içinde akmaya başlarsınız. Herkesin zafiyetleri vardır. Eski bir arkadaşım bana “zafiyet görmeyi sevmiyorum” demişti. Ah ne kadar zayıftı aslında. Gerçek güç, kendini olduğun gibi sunabilmektedir çünkü olmak istediğin kişi gibi davranmakta değil. Kendinizden vazgeçmeyin. Ama önce “ben” dediğiniz şeyi bulun. Onu sevin. Ondan utanmayın. Onu ezmeyin. Onu itmeyin. Sizi en yumuşak karnınızı bilip, en olmadık hallerinizle seven birileri olduğunda hayat bayram seyran çünkü. Bunu zorla elde edemezsiniz. Bu size kendiliğinden gelir. Ve kader değildir. Siz seçersiniz. Seçtiğinize razı iseniz mutlu olun. Razı değilseniz bırakın. Hem bırakmayıp hem mutlu olmayı beklemek havanda su dövmek gibi bir şey. Bırakmaktan korkmayın. Bırakılmaktan korkmayın. Önce kendiniz olmayı, kendiniz gibi kalmayı seçersiniz. Sonra kendinizi sevmeyi seçersiniz. (Kendini sevmek eşit değildir kendini hep haklı ve harika görmek) Sonra başkalarını oldukları gibi görmeyi, sevmeyi, gerekirse vazgeçmeyi, ya da yeşertmeyi seçersiniz. Sonra bakarsınız şu kısacık hayatta sizi dişinizin arasına kaçmış maydonozla da seven birileri var. Sizi olduğunuz gibi sevmekte ısrar eden birileri var. Bu ilişkiler gerçek olanlar işte. Gerçekten mutlu edenler. Geçmişime baktığımda çok sevdiğimi düşündüğüm bir sürü kişiyi aslında çok sevmediğimi, o sevmek dediğim şeyin kendi kendime bazı hallerden oluşan zannetmelerin oluşturduğunu görüyorum mesela. Yanlış anlaşılmasın, hep sevilmeye değer kişiler tanıdım elbette değerliydiler. Ama “miş” gibi yaparak geçirdiğim epey de zaman oldu. “Miş” gibi yapmayın. Size “Miş” gibi davranılmasına da izin vermeyin. Kendinizi bilin, kendiniz olun, kendiniz gibi kalın. O zaman “miş” gibi yapmayan gerçek ilişkiler ağının içinde huzurlu bir papağan gibi oluyorsunuz. Huzurlu papağan çiğdem kovasına düşmüş papağandır. Üstüne de gazoz içer. Yakın olduğum çoğu insan mutsuz zamanlar geçiriyor. Bir türlü aradıklarını bulamayanlar bir yanda, istedikleri olmadığı için mutsuzluklar içinde yuvarlananlar diğer yanda. Bunu siz seçtiniz. Seçimlerinizin sorumluluğunu almazsanız ömür boyu mutsuz yaşar öyle ölürsünüz. Ve en fazla, kalabalık cenazenizde birileri sizin için “Rahmetli çok iyiydi” der. “Rahmetli gün yüzü görmedi” der. “Rahmetli çok çekti” der. Gün yüzünü kendinize gösterecek sizsiniz. Siz kendi yüzünüze dönüp bakmazsanız kimse size güneşi göstermez. Kendinizi görün ve seçimlerinizin sorumluluğunu alın.
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
26.08.2019 05:28:44
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
| Sabaha karşı bir düş kurdum...Yalnızlığımın eşiğinde, acabalarımın senfonisi çalıyordu.. Belkilerim vardı.. Birde , birde sensizliğim.. Sabaha karşı bir düş kurdum...Sen bundan habersiz.. Benden habersiz uyurken.. Düşlerimi gezdirdim..Uykusuzluk diyarının tenha caddelerinde.. Ve düşüncelerimin hiç bilinmedik, ıssız köşelerinde, sen oldum.. Sabaha karşı bir düş kurdum..... Seni kurdum zamansız..Ve amansız.. Ve herşeyi yanıma alarak, adımlarının gölgesi oldum..Sen oldum.. Sensizlik oldum.. Sabaha karşı bir düş kurdum... Düşümde güneşi, güneşte aydınlığı, aydınlıkta seni, sende ise kendimi buldum.. Neler yazmadımki adına... "Baş harflerini nerelerde kullanmadımki, hatta noktasızlaranokta koyup, adını bile kısalttım, kimse bilmesin diye.." Mana aradım.. çözümsüzlüğün ortasında ... Sabaha karşı bir düş kurdum...Gecenin en sonuna gidiyor..Günün ilk ışıklarını karşılıyordum..Saat dördü vururken.... Ben hala seni düşünüyordum.. "Sen yoktun biliyorum..Benimkisi, çok uzaklarda, bilinmedik bir şehrin, en kuytu en karanlık , şimdilerde özlem dolu bir evin değişmesini bekleyen patlamış ampulu gibi, Işıksız geceleri aydınlatma hevesi..." Özlem dolu bir insan ne yapıyorsa ben de onu yapıyordum.. Sensizliğe doğru yürüyor, dönüp bakmadan ardına.. Gidiyordum işte.. Gidiyorum.... |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
25.08.2019 16:13:27
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Bir sağanak ertesine rastlasın Bana gelişin, Silinmişken tüm izleri geçmişin...
Yılgın bir mülteci gibi düş kollarıma Utanma Varsın eksik olsun hikâyen Pencerem açık yalanlara Gün seninle aysın Konuş! Hiç susma...
Öyle bir gecede gel ki Tersten essin rüzgâr Güle ağlaya, Yana yakıla, Usturupsuzca Ölelim azar azar...
İstisna bir yara gibi kal bende Hayra yorulan düşlerim ol, Böl gecemi, Destursuz gir mabedime Şifa niyetine dokun yüzüme...
Olsun, Bam telime bas, Korkma, Kuralları boz!
Mermiden kaçar gibi, Gökleri açar gibi, Boşluğa uçar gibi gel...
Ömrü kuşatır gibi Aşkı yaşatır gibi Kendinden geçer gibi gel...
Gel be Gel işte! Küfrüm tövbeme karışsın Aklım fikrime Öyle bir gel ki bana Nefes nefese... |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
25.08.2019 02:05:14
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Seni nasıl özledim, bilemezsin. Gönlümün sızısı sevdiğim! Hasretin içimi kavuruyor. Sana gönderilmemiş kaçıncı mektup bu, kaçıncı yakışım ucundan, saymıyorum. Ara sıra dilime şu meşhur türkü dolanıyor: “ Yine yakmış yar mektubun ucunu, sevda çekmek zor diyor…” Kalbimin tam ortasına saplandı sanki bir hançer, geçen her gün daha çok acıtıyor. Geldiğinde saksıya ektiğim çiçekler, tek tek solmaya başladı. Suluyorum, konuşuyorum, dayanmıyorlar. Gittiğini mi anladılar acaba? Onları bile hüzün bastı. Sen yoksun ya, bu ev yazın ortasında buz kesiyor. Seninle akıp giden saatler, düşmanım oldu. Zaman durmuş gibi, her sabah aynı güne uyanıyorum. Mevsim aynı, güneş aynı, benden başka değişen yok yaşlanıyorum! Aynaya baktıkça gözlerimin solduğunu görüyorum. Bedenim yavaş yavaş çürüyor. O da vazgeçmiş olabilir mi yaşamaktan? Özlemek, ne büyük bir girdap! Düşüp içine boğuluyorsun. Üstelik çırpınmak sadece daha dibe batmama sebep oluyor. Ayrılık acısı zamanla geçiyor, biliyorum! Biliyorum da ne kadar sürecek, onu tahmin edemiyorum. Her sabah gözümü açar açmaz aklıma düşüyorsun. Elim telefona gidiyor, belki aramışsındır veya bir mesaj yollamışsındır. Kimseyi beklemediğim vakitlerde kapı çalıyor. Kalp atışlarım hızlanıyor. Olur da gelmiş misindir? Heyecanlanıyorum! Hiçbirinden sen çıkmıyorsun. Aşkın ortasında doludizgin yaşarken gurur olmuyor da, ayrılığın tam ortasında oturuyor. Bir arayabilsem, neler söyleyeceğim? Dönmeni isteyeceğim, boşuna ayrı kaldığımızı anlatacağım. Yapamıyorum! Hangimiz daha inatçıyız yarışına yeniliyor sevdamız. Geceler çok zor geçiyor. Her akşam, tam senin arayacağın saatte, uyumuş olsam da kalkıyorum. Küskün bir bekleyiş çöküyor yüreğime. Kendime kızıyorum. Aramayacağını bile bile bekliyorum. Neden ayrıyız ki? Kime faydası var bu yoksunluğun? Başkalarıyla tamamlanıyor muyuz? Hayır! Bu gece hava biraz serin. Evde misin, dışarıda mı? Sırtına bir hırka veren olmuş mudur? Üşütürsün şimdi, kimse benim gibi bakmaz sana! Yemek de yememişsindir, öylesine iki lokma atıp ağzına, bütün günü geçirmişsindir. Bensiz daha mı mutlusun acaba sevgili? Huzurlu musun? Gidişim işe yaradı mı yoksa çanta gibi yokluğumu taşıyor musun omzunda? Aklına geliyor muyum hiç? Ara sıra bir hatıra kesiyor mu yolunu? Daha önemlisi beni anımsayıp gülümsüyor musun? Sen de benim kadar özlüyor musun sevdiğim? Bir an için kırsan inadını, elin telefona gitse, bir kuru merhaba demek için arasan, olmaz mı? Sen benden bu kadar kolay mı vazgeçtin sevgili? İçin için kızmıyor musun ikimize, bir sevdayı omuzlamayı beceremedik diye? Bir daha denesek ya, çok mu zor gururu bir kenara bırakıp dönmek? Sen de benim gibi bir ışık mı bekliyorsun acaba? Kalbimin sahibi, ruhumun dinginliği, çalsan şimdi şu kapıyı, karşımda görsem seni, ne güzel olurdu, bilemezsin! Dön desem, acaba döner misin sevgili? Son umudum şu mektubu okuyunca, acaba arayıp, “ben de seni özledim” der misin? Bizim hikâyemiz daha yazılmadı ki sevdiğim, dönüp nafile cümleleri anılarımdan siler misin?
|
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
22.08.2019 03:52:10
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Ey benim sol yanım… Aklımda olup yanımda olmayanım. Ey benim eksik yarım… Yüreğimdeki yeri dolmayanım. Sen nasıl bir sevdasın ki ruhum sana doymuyor, Böylesi bir aşkı benim bile aklım almıyor. |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
21.08.2019 06:44:32
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Seni özlemeyi en çok ben bilirim, hiç yakınmadım seni özlemekten. Sana dokunamamak yüreğimi böylesine acıtırken. Sensiz kalmayı kaldıramıyor yüreğim, kısa ayrılıklar bile kederimi arttırıyor, hüzün dolu geceler yaşatıyor bana. Sen benim yaşam kaynağımsın, insan hayatından vazgecebilirmi.. Özlüyorum seni özlemin büyüdükçe büyüyor içimde. Durduramıyorum kavuşucağımız anı bekleyerek geciyor zamanım. Hiçbirşey zevk vermiyor bana sen yokken.Sıçrayarak uyanıyorum geceleri. Tekrar gözlerimi kapıyorum, dönüp duruyorum sabaha kadar. Sensizken her güne yorgun uyanıyorum, tadım yok işte anla… Gönlümün saraylarına sığdıramadığım, bedenimden söküpte atamadığım senin için atan şu küçük kalbim var ya. İşte senin sevgini taşıyacak kadar kocaman bir manevi aşka sahip. Özlüyorum seni, düşlüyorum seni.... Hayallerimin bittiği noktada özlemlerin başlıyor içten içe. Döneceksin biliyorumda dayanamıyorum ne yapayım. Zamanı seninle, sadece seninle geçirmek varken aşkımızı büyütmek, tutkuyla yaşamak varken beklemek çok zor geliyor inan. Şimdi olsa diyorum, çıksam işten gitsem yanına yemek yesek birlikte bir iki kadeh şarap içsek, o içse ben baksam heyecanlı heyecanlı anlatsa yaşadıklarını. Sonra güzelliğinden bahsetsem, şımartsam onu boğazın kıyısında yürüsek birlikte yağmur üzerimize yağsa, üşüsek sarılsak birbirimize ısınsak.Ama yoksun işte bu gecede sensiz gececek, ve ben ne şarap içeceğim ne yediğim yemekten zevk alacağım. Bu gece sevgilim bir fırsatını bul ve üzerinde şehir ışıklarının dans ettiği denize bak. Kokusunu içine çek. Beni hissedeceksin, çünkü ben ne zaman sensiz kalsam denize bırakıyorum yüreğimi, sana ulaşması için. Çünkü seninleyken atıyor yüreğim. Haydi sevgilim gel, al yüreğini öyle gel. |
|
 |
Kimden:
Degdi Mi Gitmene
21.08.2019 06:40:30
Kime:
Degdi Mi Gitmene
|
|
Keşke bir sigara olsaydım...Dar vakitlerde dudağına SIĞINAN...! Hep elinde yada yanında olsaydım..YANMAK pahasına...! Keder ve Derin keyfine hafif bir NEFES olsaydım...! Bir parça duman olsaydım da CİĞERİNE dolsaydım...! YANINDA olsaydım da varsın " BİR AVUÇ KÜL " OLSAYDIM .
|
|