| |
 |
Kimden:
Kuytu
16.01.2026 21:31:27
Kime:
KıZKuLeSÎ
|
|
Cansu’m, Bu satırları yazarken şehrin üstüne çöken akşam rüzgârı bir kez daha bana senin mavi gözlerini hatırlatıyor. “Mavişim” diyorum içimden, çünkü ne zaman gökyüzüne baksam, ne zaman Boğaz’da dalgalar birbirine değse, hepsinin ucunda sen varsın. Sen, altın saçlı kadın… Kokusu rüzgâra karışan, gülüşü İstanbul’un bütün yorgunluğunu unutturan kadın… Bazen aklım çok uzaklara gidiyor. Mesela 20.10.2023’e… Bakırköy sahilinde yürüdüğümüz o güne… Sokaklar kalabalıktı, martılar telaşlıydı, ama bizim içimiz sakindi. Çünkü biz birbirimize yetiyorduk. Orada, o gün, her şey sıradan görünse de aslında çok büyüktü. Kimse fark etmedi ama bizim için şehir o gün biraz daha yavaşladı. Zamana ufak bir oyun oynadık sanki anlar uzadı, bakışlar çoğaldı. Sonra Eminönü… Balık ekmek kokusu, dar sokaklar, çarşı içi kalabalığı… Ve sen yine yanımda… O gün balık ekmeği iki elinle tutup ısırırken gözlerindeki parıltıyı hatırlıyorum. Böyle küçük anılar var ya, insanın kalbine ağır ağır yerleşiyor. Kimse görmeden, kimse fark etmeden… Ama giderken ardında kocaman bir iz bırakıyor. Boğaz turuna çıktığımız o akşam ise bambaşkaydı. Şehir ışıkları Boğaz’ın üstüne dökülmüş, martılar rüzgâra tutunmuştu. Sen saçlarını savuran rüzgâra inat bana dönüp gülümsedin. O an düşündüm: Bazı insanlar bir şehri bile güzelleştirebiliyor. İstanbul seninle bir başka oldu, bir başka tattı verdi bana. Çünkü seni sevmek, İstanbul’u sevmek kadar eski ve sabırlı bir şeydi. Kızkulesi’nin önünden geçerken içimden bir cümle düştü: “Bazı yerler beklemek için, bazı insanlar ise varmak için yaratılmıştır.” Ben seninle varmayı istiyordum. Kızkulesi’ne bakarken bu yüzden içim doldu. Çünkü seninle her yer tamamlanıyordu. Şimdi ne zaman yollar Bakırköy’e düşse, ne zaman vapur düdüğü duyulsa, ne zaman Eminönü’nden bir balık ekmek kokusu havayı doldursa, içimde bir yer kıpırdıyor. Seni hatırlıyorum. Ve sevdiğimiz her anın aslında geleceğe bir işaret olduğunu anlıyorum. Cansu ve Erhan… İki isim bazen sadece bir yan yana geliş değildir. Bazen bir şehrin sokaklarına kazınmış bir hikâyedir. Bazen Boğaz’ın sularına düşmüş bir dua, bazen Kızkulesi’nin taşlarına sinmiş bir sızı… Ve bazen de bir mektubun satırlarına sığmaya çalışan kocaman bir özlemdir. Bu mektup belki bir vedâ değil, belki bir itiraf, belki de bir hatırlatma… Ama ne olursa olsun, şunu bil: Ben o günlerden hiç çıkmadım. Şehir de çıkmadı. Hatıralar da… Sen kocaman bir İstanbul’sun Cansu. Ben ise her sokağında seni arayan bir yolcu. |
|
 |
Kimden:
Kuytu
15.01.2026 13:08:02
Kime:
KıZKuLeSÎ
|
|
Cansu’ya, Günler birbirini kovalıyor takvim yaprakları sessizce düşüyor ama sana dair özlem yerinden hiç kıpırdamıyor. Bir insanı bu kadar beklemek nasıl bir şeymiş, şimdi daha iyi anlıyorum. Beklemek bazen umut, bazen sabır, bazen de insanın kendi kendini teskin etme hâliymiş… Ama senin yokluğunla geçen vakit, bunların hepsiyle birlikte içimde ağır ağır büyüyen bir boşluk gibi. Seni düşünmek, bir şiirin ilk mısrasını ezbere bilmek gibi her cümlede seni buluyorum. Sokak lambalarının geceyi delip geçtiği anlarda, rüzgârın hafifçe perdeyi kıpırdattığı o sessiz saatlerde, kahvemin dumanında bile sen varsın. Adını söylemeden anmayı öğrendiğim gün, özlemin başka bir dil kazandı. Hasret diyorlar buna… Ama hasret yalnızca bir kelime değil. Hasret, insanın içini burkan göğsüne oturup nefesini ağırlaştıran bir duygu. Senin yokluğunda anladım ki hasret bazen bir insanın gölgesi gibi hiçbir yere ayrılmıyor. Nerede olursam olayım içimde bir yer hep sana dönük, hep sana eğik. Şimdi düşünüyorum da gülüşünü izlerken zamanın yavaşladığını fark etmiştim. Meğer o anlar, benim içime saklanmış ufak mucizelermiş. Kimsenin bilmediği, yalnızca bana ait küçük bir bahar gibi… Ve o bahar artık sen gidince kışa çaldı. Fakat yine de vazgeçmiyorum çünkü insan bazen yalnızca bu hasretin kendisiyle ayakta kalmayı öğreniyor. Belki bir gün bu hasret dinmez belki de bir gün yollar bizi yeniden aynı masanın etrafında buluşturur. Belki sen konuşursun, ben dinlerim. Belki ben susarım, sen anlarsın. Kavuşmak bazen bir bakışta bile olur, bunu biliyorum.
İçimde sana ayrılmış küçük bir pencere açık kalacak. O pencereden içeri hep senin rüzgârın girsin istiyorum. Ben seni bekliyorum Cansu. Sessizce, incinmeden, acele etmeden… Ve en çok da umutla.
Hasretle, özlemle, Erhan.. |
|
 |
Kimden:
Kuytu
27.12.2025 11:38:21
Kime:
KıZKuLeSÎ
|
|
SEVDİĞİM..
Seni tanıdığım da ruhum yalnızlıktan yorulmuştu.. Bak ben senin ilk sevdiğin değilim. Sen de kalbimde hayalini kurduğum ilk kişi değilsin.. Ama mesele bu değil.. Hayat, bizi önce başkalarına yaralayarak, sonra sarılarak tamamlamayı öğretti..
Ben seni bulmadan önce.. Karanlıkta çok oturdum.. Kendime birini anlatmadan sevilmenin nasıl bir şey olacağını düşündüm.. Bir sabah uyanıp içimdeki sessizliği kimsenin duymadığını fark ettim.. Ve aşkı unutmaya yemin ettim neredeyse. Kalbimin içine ördüğüm duvarlar o kadar yüksekti ki, birinin içeri girmesi neredeyse imkânsızdı. Sen gelene kadar.
Sen geldin ve.. O Işıkla girdin. Benim bile göremediğim yerlerime dokundun.. Daha önce sevmiştim evet. Ama seninle hissettiğim, Bir annenin çocuğunu ilk defa koklaması gibi bir şeydi. Doğal, sarsıcı, korkutucu ve çok gerçek..
İlk öpücüğünde içimden bir ses yükseldi.. '' Evindesin..'' Kulağa romantik gelsin diye söylemiyorum. O an, ruhum yere indi. Yorgunluğumu bıraktım, sana yaslandım. Ve ilk kez, hiç bir şeyin eksik olmadığını hissettim..
Seninle geçen her gün biraz daha iyileştim. Gözlerinin içine baktığımda artık eksik değil, tam hissediyorum. Sana dönüp ''Sen benim insanımsın'' dediğimde, bu bir romantik cümle değil.. Bir hakikat, bir dua, bir iç sızısıydı. Sanki Tanrı, '' İşte burası'' dedi..
Çünkü sen yoksan, geleceğin bir anlamı yok. Bu hayat... Kimi zaman yağmur, kimi zaman fırtına. Ama sen elimi tutuyorsan, hepsini sevebilirim... Sadece güneşi değil, göğü karartan bulutları da seninle izlemeye razıyım..
Gülmeyi de, ağlamayı da, sessiz kalmayı da senin yanında öğrendim. Kırıldığında nasıl susacağını, sevildiğinde nasıl parlayacağını fark ettim..
Ve şunu bil.. Zor zamanlar geldiğinde sana küsmeden, daha sıkı sarılmayı seçeceğim..
Çünkü sen... Sen bu dünyada gördüğüm en derin şeysin, ve en büyük aşklar görülmez zaten, hissedilir. Sen, gözümde değil artık. Sen kalbimin kıyısında uyuyorsun. Ve ben sana her baktığımda, bir ömrün sabrı için Rabbime teşekkür ediyorum.
Ben seni seviyorum.. Sessizce Derin bir dua gibi Ve ömrüm oldukça, bu dua hiç bitmesin istiyorum.. |
|
 |
Kimden:
Kuytu
27.12.2025 11:33:44
Kime:
KıZKuLeSÎ
|
|
"Kız Kulesi’nde Erhan ve Cansu"
Boğaz’ın sularında ay ışığı titrer, Kız Kulesi sessizce aşkı dinler. Bir rüzgâr dokunur saçlarına Cansu’nun, Erhan’ın kalbinde dalga dalga hisler.
Gecenin koynunda martılar süzülür, İstanbul uyur, sadece kalpler uyanık. Fısıltılar gibi geçer zaman, Erhan der ki: “Seninle her an bana bayramlık.”
Kule, nice aşklara tanık olmuş, Ama bu gece başka, yıldızlar bile yakın. Erhan ve Cansu, el ele, göz göze, Sevda, Boğaz’ın sularında yankı bulan bir şarkı.
Ve o an, tüm şehir susar, Kız Kulesi gülümser, Boğaz durulur. Çünkü bilir ki, bu aşk öyle bir aşk, Yüzyıllar geçse bile masallarda kalır.. |
|
 |
Kimden:
Kuytu
27.12.2025 11:32:37
Kime:
KıZKuLeSÎ
|
|
Her hatıra, beni sana getiriyor ve seni yanımda hissediyorum. Benim için hâlâ ne kadar özel olduğunu ve senin değerini her geçen gün daha da iyi anladığımı bilmeni istiyorum. Senin, hayatımı nasıl değiştirdiğini artık çok daha iyi görebiliyorum. Birlikte yaşadığımız güzel günleri, paylaştığımız anları unutmam mümkün değil…
İçimdeki sönmeyen özlem ateşiyle seni düşünüyor, geçmişte yaşadığımız mutluluk dolu anıları tekrar yaşamak istiyorum.
Seninle olmak, hayatın en değerli hediyesi. Senin gülümsemen, dünyamı aydınlatan en güzel ışık. Ellerimizin her birleştiğinde, hayallerim gerçeğe dönüşüyor. Seninle geçirdiğimiz her dakika, bir ömre bedel…
Hayatın karmaşası arasında, seninle olan bağımızın verdiği huzur beni sarmalıyor. Gözlerinde kaybolmak, ruhumu derinliklerine kadar hissetmek… Her bakışın, bir hayat dolusu anlam taşıyor benim için. Seni sevmek, seninle olmak… Bu sadece bir duygu değil, adeta bir var olma sebebi.
Seni ne kadar çok sevdiğimi, ne kadar değer verdiğimi ve seni ne kadar özlediğimi anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor. Kalbim hala seninle, ruhum hâlâ seni çağırıyor. Seni bir kez daha görebilmek, sana sarılabilmek ve seni sevdiğimi söyleyebilmek için sabırsızlanıyorum. Seni seviyorum ve hep seveceğim!.. |
|