|
|
*Ne kadar silersen sil
Ya yırtılır defterin
Ya da
İzi kalır cümlelerin*
Aynalardan akıyor ömrüm
Işığın dağılan parçaları
Vuruyor yüzüme yüzüme
Yüzleri dost özleri düşman gölgeler
Kara bulutlar gibi ağıyor üstüme üstüme
Yüreğimin denizini sel basıyor
Balıklarım ölüyor
İmdat
İmdat…!
Kâinatın tam ortasındayım
Vurdukça hayatın beynine beynine
İnlerinden çıkar korkularım
Tutar köşe başlarını
Karanlık bir köşede
Tuzak kurmuş acılarla yüzleşir
Pençelerle kanatırım yüreğimi
Hatıralarım hüzünle konuşmaya başlar
Kurşuna dizerim sessizliğimi…
Güvelerin delik deşik ettiği
Sahte tebessümleri
İplik iplik gözyaşıyla yamayıp
Giyerim üzerime
Döner aynaya sorarım
İnsanlığım nerede
Sevgiler nerede
Nerede…! ?
İşte dipsiz kuyu başı
Ey hayat
Umutsuzca tuttuğum kovayı
Sal kuyuya
Çıkar insanlığı
Çıkar sevgiyi aşkı
İnsanlık adına yitirilmiş ne varsa
Çıkar gün yüzüne
Çıkar…
Yoksa hiç çekilmeyeceksin
Anlamın eksik
Sahneye vuran görüntüler
Kesik kesik
Kopacaksın bir yerinden biteceksin
Ölüm gibi sessiz
Sözlerim kifayetsiz
Ve
Bir şiir misali boynuma asılacaksın
|