|
25.02.2004 15:18:05
Kardelen Gelini
gözlerin gelir aklıma ağlamaklı olduğu an baktığım çocukçalığını anımsarım bildiğim ve gülüşün unutamadığım bir de sırma saçların vardı okşayamadığım her anımsayışımda vurulur körpe yüreğim doğranır inceden inceye dilim-dilim nasıl doğranmışsa nazlı gençliğim işte öyle...geceden geceye çoğalır derdim ve yüreğim ki çocuktur daha ne bilsin ateşiyle yandığını deli ayrılığının...
ah yüreğimde filizlenmiş sevgi tomurcuğum ah acılarımla büyüttüğüm asil çocuğum kim anlatsın içimdeki hezeyanı ah sol yanımın tatlı sancısı gençlik faslımın son acısı söyle hangi gece oruspusunun kanlı kancası değdi ve öldürdü seni söyle aşk bahçemin hüzünlü goncası kim sevdirsin sensiz bu yalan hayatı...
kim anlatır bitimsizliğini gecelerimin uyku fıkaralığını gözlerimin ve mengenede çırpınışını yargısız,hesapsız sırf sana vurgun,sırf sana yangın suçsuz günahsız yüreğimin...
kim anlatır bu ince yalnızlığı bu kahpe savaşı bu terörist kalabalığı kim anlatır gece devriyesi diye yapılan soykırımı kim anlar bizi kim merhem sürsün yaramıza söyle ey can ortağım babam gibi sevdiğim kardelen gelini hezaren çiçeğim söyle benim milli mücadelem herkes kilit vurmuş sürgü takmışken kapısına bizim umuda aydınlığa dair nasıl yalvardığımızı yıldızlara....
ne mutluyduk küçük dünyamızda yitik de olsa umutlarımız vardı uzak da olsa hayallerimiz ve yaşamak için zulamızda gizlediğimiz kimselere diyemediğimiz,yarınlarımız... nasıl da taarruza uğradık nasıl da savaşamadık nasıl da teslimiyetin gölgesinde kaldı kavgayla büyüttüğümüz özgür yüreklerimiz nasıl da bir gece yarı bozguna uğradı sukûnetimiz.... Mehmet Sıddık Yalçın
Ekleyen/Kaynak: Mehmet Sıddık YALÇIN
Bu bölüme Siir ekleyebilirsiniz. Siir eklemek için
tıklayın
Henüz yorum eklenmemiş
|