HİKAYELER

BAL’DAN ZEHIR EYLEDIK

04.11.2008 07:31:00




BAL’DAN ZEHIR EYLEDIK
Mam Recall
Mamoste.kart@yahoo.com

Yil 1976-77 mevsim sonbahar idi..
Istanbul Çinar Hotelinde çalişiyordum. Senelik izinimde, ailemi ziyaret etmek ûzre, Yeşilkoy den Karagedik koyûne ulaşmiştim. Yanik tezek kokusu oksijen olmuş, adeta bronşlarimi tedavî ediyordu.
Ozlem farkli bir şeymiş be ! Kor aşik misali.. Birileri burnunu tikar, bir digeri avci olup, izini surer o kokunun. Bende de, aşik halleri yaratmiş, Veysel in o meşhur dortlûgûnû soyletiyordu..


Gûzelligin on para etmez..
Şu bendeki aşk olmasa.
Eylenecek yer bulaman,
Kalbimdeki koşk olmasa.

Hoş ve gûzel bir geceden sonra, sabah olmuş, yer sofrasinda kahvalti yapiyorduk. Annemin kûçûk kardeşlerim için hazirladigi dûrûmler havada kapişiliyor, babam ise, hizla boşalan bardaklarimiza çay ilave ediyordu. Kocaman yer sofrasinda, Teravih namazina durur gibi, omuz omuza oturuyorduk. Kazara bir kardeşimiz daha olsa, dişarida kalip, kafir olacak garibim.

Kahvaltidan sonra, babam ile birlikte Kirikli koyûne gitmek ûzre hazirlaniyorduk. Tarlamizi (ortak) ekip-biçen Mustafa Balci amca ile hesaplari vardi. Kirikli koyû halki Tûrk-Alevi, bizim koyûmûz ise Sunni-Kûrttûr. O yillarin sag-sol rûzgari, ozellikle biz gençler arasindaki ilişkileri, dahada yakinlaştirmişti. O kadar ki : Kirikli koyûne kûçûk Karagedik deniliyordu.

Aslinda, Kirikli koyû, bolgemizde kolluk kuvvetlerinin ugramadigi, vukuatsiz sakin bir koydûr. Insanlari cana yakin, oldukça da samimidirler. Işte bu gûzel insanlardan, Mustafa Balci nin misafiri olmuştuk. Selamlaşmadan sonra, çay ile birlikte sofra da hazirlanmişti. Peynirli borek, tereyagli yumurta, zeytin ve kendi urettikleri çiçek bali.. Teyzenin hazirladigi sofra, iştah kabartiyordu.

Teyzenin israrli buyurlarina, babam teşekkûr ediyor, sadece çay içebilecegini soylûyordu. Mustafa amca elimi tutarak, şoyle demişti:
“Gel evladim gel.. Sen gel adaşim, babana bakma.. Baban bu evin ekmegini yemez.. Içtigi çaya bile, bin pişmandir vallahi..Biz Aleviyiz ya, elimizin degdigi herşey haramdir gayri.. Geç otur kuzum geç.”

O an gozlerim babamin ûzerinde idi. Dudaklari titriyor, bûyûk bir aci çekiyordu adeta. Her nekadar, estagfurullah Mustafa, o nasil soz, oyle şey olurmu ? Dediyse de, ok yaydan çikmiş, ceylanin yuregine saplanmişti bile. Belliki avci da, ok da pişmandi. Lakin olan olmuştu.. Ve ceylan son nefesinin bir onceki halini yaşiyordu.

Çocuklugumdan beri iyi bilirdim..
Bu evde doyasiya bal yenirdi..
Lakin bu sofradaki bal, Balcilarin bali degildi artik.
Tadina aci karişmişti. Dayanilmaz bir aci..
Peteklerin gozeneklerine kum taneleri dolmûş, karincalar dûgûn bayram ediyordu.
Yûzler gûlûmsemeye zorlandikça,yanaklarin oluşturdugu derin çizgiler ise,mahçup olmanin bedelini ödûyordu adeta.

Bu iki dostun buruk vedasindan çok etkilenmiştim.Çocuklugum Kuran kursu ve medreselerde geçtigi için,insanlar arasindaki dini farkliliklardan kaynaklanan,sebep ve nedenleri anlayabiliyordum.Ancak Alevilere ve diger inanç sahibi kurum ve kişilere reva gorûlen,utanç verici yakiştirma ve iftiralar ise,her zaman yûregimi incitmiş ve Tanri’ya karşi utandirmiştir.


Kainatin sahibi,canlilarin en mûkemmelini yaratmayi başardim diyerek,varligina çiglik attigi insanoglu, Alevilik ve sunnilik adina acilar içinde kivraniyordu. Bizlerden hiçbir farki olmayan, Mekke dogumlu , ustelik akraba olan, iki Arap vatandaşin ayri mûritleri, ayni sofrayi din adina, paylaşmayacak kadar dindar olmak zorunda birakilmişlar idi..
Peki tûm bunlarin nedeni ne idi ?
Altinda ezilip utandigimiz bu bedel, kim ve ne içindi?
Birbirlerini seven bu iki gûzel insan, Tanri’nin hangi emrine riayet ettiklerini saniyorlardi ki?
Eger riayet ise, hangisinin dûşûncesi Tanri’nin gerçek buyrugu idi ki?

Işte insanoglunu çaresiz birakan bu yaman sorularin cevaplarini, o yillarda çok genç olmama ragmen, kismen çozdûgûme inaniyordum. Ancak dûşûncelerimi hiç kimse ile paylaşamiyor, adeta susturulma durumuna dûşmeden, susma hakkimi kullaniyordum.

Aracimiz, Kirikli koyûnû tozlar altinda birakmiş, kaçarcasina uzaklaşiyordu. Babam sag tarafimda oturmuş,dalgin ve dûşûnceli idi. Ve belliki konuşmak istemiyordu. Kurumuş dudaklarini arada bir diliyle islatiyor, içinden dua okur gibi gozûkûyordu. Babami çok iyi taniyordum. O an okuduklarinin dua ile hiçbir ilgisi yoktu. Anladigim kadariyla, birşeyleri tartişiyor, lakin içinden çikamiyordu.

Ben ise , bir yandan araç kullaniyor, diger yandan soze başlamak ûzre, beynime sipariş ettigim en uygun cûmleyi bekliyordum..!
Nihayet..

Law : Bavo, tu dizani ez çend salî me ? (Bersiv dereng hatîbû.)
Bav : Çi bû ? Tu zewacê dixwazî ?
Law: Na, na.. Dixwazim bibim hevalî te.
Bav : Di bin zimanî te da, wek tişteki din heye.
Law: Tu herdem dibêjî ku, Mirovên Alewî, paqij û binamûsin.. Lê te çima…?
(Nehişt ez dawî ya hevoka xwe bînim.Û wiha dest bi axaftina xwe kiribû.)
Bav: (Bi dengeki xemgîn) Lawê min, helbet dirist û binamûsin.Lewma erdê xwe didim wan û bi wan ra bûyîme hevkar. Ez jî baş dizanim ku, paşgotinên ji bo Alewîyan tên gotin hemi derewin. Lê ez çibikim lawê min ? Lomê min çiye ?
Tûrkçesi –
Ogul: Baba, kaç yaşimdayim biliyormusun ? ( Cevab geç gelmişti.)
Baba: Ne oldu ? Evlenmek mi istiyorsun ?
Ogul: Hayir, hayir.. Arkadaşin olmak istiyorum.
Baba: Senin dilinin altinda, başka bir şey var gibi.
Ogul: Her zaman dersin ki, Aleviler, temiz ve namusludurlar..Ama neden sen…?
( Cûmlemi tamamlamama mûsade etmemişti. Ve konuşmasini şoyle sûrdûrmûştû.)
Baba: (Ûzgûn bir ses tonuyla) Evladim, elbette dûrûst ve namûsludurlar. Bundan dolayidir ki, tarlami onlara veriyor,ortagi oluyorum. Bende iyi biliyorum ki, Aleviler ile ilgili soylenen dedikodularin hepsi yalandir. Peki ben ne yapayim evladim ? Benim kabahatim nedir ?
Elbette babami suçlamiyor,aksine onunla gurur duyuyordum. O hepimiz gibi cehaletin kurbanlarindan sadece birisi idi. O otuz yil evvel Alevi kardeşlerimize yapilanin dogru olmadigini itiraf edebilmişti.
Bizler ise, hala susuyoruz..!

Bu vesile ile, yillar evvel hakkin rahmetine kavuşmuş, sevgili babam ve sevgili Mustafa amcami rahmetle aniyorum. Sevgili teyzeden yedi yildir habersizim. Ona saglikli ve mutlu bir hayat diliyorum.Aksini dûşûnmek istemiyorum da...! Mam Recall / U.S.A.




Ekleyen/Kaynak: Mam Recall




Bu bölüme Hikaye ekleyebilirsiniz. Hikaye eklemek için tıklayın

Yorumlar [ Yorum Yaz ]

Henüz yorum eklenmemiş
  Diğer Hikaye
  En Çok Yorumlananlar
  Yeni Ekle
  Yorum Yaz
  Tümünü Listele
| 101 Okey Oyunu | Türkçe Kürtçe Sözlük | Kürtçe Dil Testi |
counter