Üye Ara | Son 24 Saat | Üye Ol
ist.prensi Üye Profili  
ist.prensi



Üye Profili
2.profil
resmi yok
📅 Üyelik Tarihi: 23.06.2008 (17 yıl 9 ay 5 gün)
Bekar
🌏istanbul
Doğum Yeri
📍istanbul
Bulunduğu İl
🎂 36 yaş
💼 iş makina teknik eri
Mesleği

Kişi sevdiğini Allah'a emanet ederse onu bir daha görmeden ölmezmiş. Öyleyse Allah'a emanet ol ..

Yazan
ist.prensi
Tarih:
31.05.2010 22:10:11
Sil
 
Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:

-Aranızda Müslüman olan var mı?

Korkudan k...imse bişey diyemez. Birazdan yaşlı bir adam ayağa kalkar:

-Ben müslümanım. Der.

Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:

-Amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin? Der.

Yaşlı adam baya bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul' der.

Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:

-Aranızda başka Müslüman var mı? Az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:

-Ne bakı yosunuz ulan iki rekât namaz kıldırdık diye hemen Müslüman mı olduk.
Yazan
ist.prensi
Tarih:
16.05.2010 14:52:25
Sil
 
Bir genç kiz delikanliya sorar: 'Benden hoslaniyor musun?'

Çocuk hayir diye cevap verir.

Kiz sorar: 'Beni sevimli buluyor musun?'

Çocuk hayir diye cevap verir.

Kiz sorar: 'Kalbinde yerim var mi?

Çocuk hayir diye cevap verir.

Kiz sorar: 'Peki gidersem benim için aglar misin?'

Çocuk hayir diye cevap verir.

Kiz üzgün gitmek üzere arkasini döner.

Çocuk onu kollarina, alir ve:

Ben senden hoslanmiorum, seni seviyorum…...

Seni sevimli degil bas döndürücü buluyorum…

Kalbimde sana yer yok, benim kalbim sensin ……

Ve senin arkandan aglamam, senin için ölürüm!!! der
Yazan
ist.prensi
Tarih:
02.05.2010 19:01:03
Sil
 
BENİ, SENDEN GÖTÜRÜYORUM!
''BEN'' OLAN HİÇ BİR ŞEY , BIRAKMAM SANA ...
BORÇLUSUN BENDEN AZALTTIKLARINI !
''BEN'' BANA LAZIM, BIRAKMAM SANA...
GİDİYORUM BİR UYKU ARASI,
BİR GECE YARISI ,
BİR SEVDA SONRASI...
KAPILAR ARDINA KADAR AÇIK ,
PENCERELER DEMİR PARMAKLIK !
GİDİŞİM YILLAR ALIR,
SENDE KALDIM BİR ANLIK...
SEN BİR HEYKEL KADAR DİLSİZ ,
GİDİYORUM BEN,ÇIĞLIK ÇIĞLIK !
BELALARLA,
HESAPLARLA,
HATALARLA ,
GİTMİYORUM
GİDİYORUM SANA KAPILAR KAPATIP!!!
BİR DİŞ FIRÇASI,
BİRKAÇ GİYSİ,
BİRAZ HARÇLIK,
EN ÖNEMLİSİDE,
YANIMA KENDİMİ ALIP
ELİM HAFİF ,YÜREĞİM ÖYLESİ AĞIR,
GİDİYORUM BEN, AĞIR AĞIR...
SANA AYNALAR BIRAKIYORUM
HADİ SEYRET KENDİNİ ,
BAKIŞINDAKİ TOZDAN ARINIP...
SANA GECELER BIRAKIYORUM
YÜREĞİN UYURSEVER ,GÖZLERİN YARI AÇIK ...
SENİ BENDEN AZAT EDİYORUM
UÇURUYORUM SENİ ,
ÖZGÜRSÜN , BİR YAŞAMLIK....
AŞK BİLDİĞİNİN GÜDÜK KANATLARIYLA
BENİM SEMALARIMA ÖZENME ARTIK!!!
ELVEDA ALDANMIŞLIĞIM ,
YIKILMIŞLIĞIM ELVEDA !
GÖRÜŞMEMEK ÜZERE !
HOŞÇAKAL YALNIZLIĞIM..
HADİ AYRILIĞIN ELİNİ UZAT BANA ,
HADİ SON BİR KEZ ACISIN CANIM !
KİMİN BU YÜREĞİME DOKUNAN ELLER ?
GÖZLERİNDEKİ O AŞIK KİM ?
TANIYAMADIM
ÇOK AMA ÇOK GEÇ ,
YENİ BİR SEN OLMAYA ,
İÇİNDEKİ CÜCEYİ ,
DEV YAPAMAZSIN
GİDİYORUM ,
BENİ VURDUĞUNCA ,
SEVDAMIN CESEDİNİ SANA BIRAKIYORUM...
O SIĞ YÜREĞİNİN EN DERİNİNE GÖM BENİ !
BEN KENDİMİ YENİDEN DOĞURUYORUM.......
Yazan
ist.prensi
Tarih:
18.04.2010 02:41:36
Sil
 
♥░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░♥ ♥░░▓▓▓▓░░▓▓░░░░▓▓░░░░░▓▓▓▓░░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓▓▓▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓▓▓▓▓░▓▓▓▓▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓▓▓▓░▓▓▓▓▓░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░♥
Yazan
ist.prensi
Tarih:
04.04.2010 21:49:31
Sil
 
BEN KİM MİYİM...???... Duymasını bilene ...SES... Çekmesini bilene ...NEFES... Gitmesini bilene ...HEDEFİM... Değerimi bilene ...SEDEF... Yaşamasını bilene ...HAYAT... Sevmesini bilene ...YÜREK... Susmasını bilene ...ÇİÇEK... Yüreğini sunmasını bilene ...CAN...!!!...
Yazan
ist.prensi
Tarih:
26.03.2010 01:19:42
Sil
 
3 çeşit dost vardır:1.si ekmek gibidir hergün ararsın2.si ilaç gibidir lazım oldukça ararsın3.sü ise mikrop gibidir, sen aramazsın, o gelir seni bulur!!!...
Yazan
ist.prensi
Tarih:
02.11.2009 21:30:51
Sil
 
Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan Bir sevda masaliydi bizimki.. Yuregimi alip gitmisti o ilk bakislarin Oyle yarali oyle masumdularki, anlatmaya sayfalar duygular yetmezdi.. Ruzgarin keskin esintisi bile icimdeki sicakligi dindirmeye yetmemisti Allahim nasil sevmistrim nasilda o duyguyu kalbime hapsetmistim Seni bir annenin yavrusunu sahiplendigi gibi sahiplenmistim.. Kapkaranlik dunyam nasilda pembelere burunmustu senle Guller daha bir guzel kokuyor aynalara daha bir baska bakiyordum, icim icime sigmiyordu anlayacagin Daglara cikmak kurda kusa haykirmak geliyordu icimden tasan duygulari, seviyorum cok seviyorum demeyi ne cok istemistim.. YAPAMADIM.. Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi..Yine yagmurlu bir gunde son buldu..Gozlerimi gozlerinde biraktim, karanlik dunyamdayim simdi.. Kalbimde hapsettigim sevdan hala ayni yerde duruyor.. Birgun.. Belki birgun gelir emanetini istersin diye uzerine titriyorum.. Guller acmaz oldu artik gonul bahcemde, sen yoksun ya.. Butun aynalari kirdim her baktigimda seni gormeyeyim diye.. Gunesin sicakligi bile isitmiyor beni artik.. Pencereyi acik birakiyorum ruzgar olur Gelirsin.. Gecenin sessiz koynunda ben sana dalarken beni sararsin diye.. BEKLIYORUM... Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi Oyle caresizimki sensiz , Oyle bitkin , Oyle yikilmis Yagmurun yagmasini istemiyorum.. Her yagmur yagisinda sen geliyorsun aklima Seni bana veren yagmur yine seni elimden acimadan almadimi? Iste yagmurdan bu yuzden nefret ediyorum.. Ne zaman yagmur yagsa oksuz bir cocuk gibi gecmisi ariyor herkesten herseyden kose bucak kaciyorum BAK!!!!! bak duyuyormusun YAGMUR YAGIYOR Yine... Birseylerin vakti geldi sanki.. Verecek neyim kaldiki senden sonra..? NE DUNYAM NE GULLERIM NE SEVGIM NEDE SEN VARSIN ARTIK BUTUN ZENGINLIGIMI ALDIN YAGMUR.... zaten bende yasamayan ruhun bedenini teslim almayami geldin!! DUR .. DUR NEOLUR YAVAS VUR PENCEREYE ACACAGIM DAVETSIZ TANRI MISAFIRISIN ICERIYE MECBUR ALACAGIM ISTEDIGIN CANIMSA KOLLARINA BIRAKACAGIM.. O yoksa ondan sonra bende olmayacagim.. LANET OLSUN! Yagmurlu bir gunde baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi ve... Yine yagmurlu bir gunde son buldu Simdi ne sen varsin, ne ben, nede yagmur.. Sadece masali kaldi geriye ... Sadece masali.
Yazan
ist.prensi
Tarih:
24.10.2009 03:01:12
Sil
 
ßєи нãуãтã тєк gєℓ∂iм тєк gi∂єяiм ßu ∂üиуã∂ã ßiя Aℓℓãн’ı ßiя∂є кєи∂iмi ßiℓiяiм zãмãıиıи∂ã §єv∂iкℓєяiмi тєк тєк §iℓєяiм ßu нãуãт ßєиiм i§тє∂iğiм gißi уã$ãяıм ∂єğєя vєяєиi нãуãтıмã §σкãяıм vєямiуєиiи нãуãтıиã §σкãяıм ßugüи ãğℓãя уãяıи §u§ãяıм gözüм∂єкi нєя ∂ãмℓã уã$ıи нє§ãßıиı güи gєℓiя §σяãяıм zãя ãтмãм $ãи§ã iиãимãм σятã∂ã ßiя $ãи§ vãя§ã σиu∂ã ßєи OLUŞTURURUM!! ╬KeNdi kuRaLLarıMLa oyNaRım... ╬BaktıM oyuN §ıkTı, bıRakıR kaLkaRıM !! ╬HaYaTtA HeR §eÇiM BiR KaYbEdݧTiR ÇüNkÜ bEn ╬Ne KaLaNa GiT DeRiM Ne GiDeNe KaL,KaLaCaK ╬oLaN YeRiNi,GiDeCeK oLaN YoLuNu ╬BeLiRLeMi§TiR ZATEN.....'ßu Fani Dünyaya tek geLdik tek gideriz,
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.10.2009 19:46:44
Sil
 
SEVDİM~
ben daha çok uçurum kenarlarında açan diri yaban çiçeklerini sevdim
uzanıp kokusunu içime çekerken uçuruma düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalındıgı için
ben daha çok sonbaharları sevdim
yepyeni aşklara bereketli bir toprak olacak kadar yıkımı sağladıkları için
ben daha çok masum günahları sevdim
en dehşetli hazların ardından girilen günahın vicdana yapacağı baskılarla boğuşulması gerektigi için
ben daha çok acı çeken insanları sevdim
acıların onları olgunlaştırıp daha iyi bir insan haline getirecegini bildigim için
ben daha çok kadının gizli erotik olanını sevdim
büyük yüregiyle birlikte içindeki gizli kadını tüm açıklığıyla sunacağını bildigim için
ben daha çok BABAMI sevdim
içimdeki romantik hergeleyi bana miras bıraktığı için
ben daha çok kalabalıkları degil yalnızlıgı sevdim
içimdeki benle rahatça arkadaşlık yapabilmemi sağladığı için
ben daha çok bahtsız insanların kahramanı olduğu kitapları sevdim
mutlulukların büyük bedelleri oldugunu bana çok iyi anlatabildikleri için
ben daha çok belli bellirsiz bir endişeyle karılmış hüzünlü bakışları sevdim
arkalarındaki bir büyük yürek ve derin bir vicdandan süzülüp geldikleri için
ben pırıl pırıl bir güneşten daha çok aydedeyi sevdim
dalgaların melodisine şarabımın rengine beynimdeki kişiliklerin uyumuna ve duygularıma anlam katan o sihirli geceleri yarattığı için
ben daha çok derinlikleri sevdim
hayatın gizleri ve mutlulukların ipuçlarının oralarda bulunduğu için
ben daha çok ölüme yakın duran ve ondan korkmayan insanları sevdim
hayatın ne kadar ciddi bir şekilde yaşanması gerektigini ve keşkeleri az oldugu için
ben daha çok binlerce sözcükten ziyade beden dilini sevdim
içinde yalandan eser barındırmadığı için
ben daha çok tanımlanmış hayatların yerine belirsizlikleri sevdim
belirsizliklerin içinde bile süprizlere her zaman yer oldugunu bildigim için
ben daha çok gerçekleri degil hayalleri sevdim
hiç bir gücün hayallerime kelepçe vuramıyacağını bildigim için
ve ben daha çok güvenin yerine özgürlügü sevdim
güvensizlik içinde bile özgürlügün insana daha çok yakıştıgına inandıgım için.
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.10.2009 19:44:06
Sil
 
EGER~
yaşamak bu kadar zor olmazdı
ölüm bu kadar basite indirgenmeseydi eger
aşk bir nefeste sona ermezdi inan
umut bu kadar çabuk tüketilmeseydi eger
ölüm bu denli güzel gelmezdi bana
sensizlik bu kadar zor olmasaydı eger
yollar asla sorun çıkarmazdı
korkulara sığınmak olmasaydı eger
sevgi bu kadar çabuk tüketilmezdi
emege gerçekten saygı duyulsaydı eger
dünyaya sınırlar çekilmezdi sanırım
yüreklerde bencillik olmasaydı eger
mutluluk bu kadar güzel gelmezdiki
umutsuzluk bu kadar çirkin olmasaydı eger
sensizlik bu kadar zorlamazdı beni
bu kadar sıkı sıkı bağlanmasaydım eger
ateş bile yakamazdı deli gönlümü inan
yokluğun bedenimi böyle kuşatmasaydı eger
gözlerim bu kadar anlamsız bakmazdı
her gördügünü sen sanıp aldanmasaydı eger
gece bu kadar karanlık olmazdı gözlerime
gülüşün o eski kekreligini yitirmeseydi eger
her aşk ayrılıklara gebe kalmazdı
bir şeyler gerçekten paylaşılmıssa eger
yürek burkulmaları hiç yaşanmazdı
gönülde insan sevgisi yeşerseydi eger
sana bu denli bağlanmazdım belki
sende beni sevdigini söylemeseydin eger
tükenirmiydi bu devasa umutlar
ansızın elvadalar yürekleri dağlamasaydı eger
seni hala sevebilirmiydim sanırsın
yüregimde derin bir iz bırakmasaydın eger
yokluğun bu kadar acı verirmiydi yüregime
varlıgın baldan tatlı ve güzel olmasaydı eger
hayatımı sana feda edebilirmiydim
uğrunda ölecek kadar sevmeseydim eger
yüregim kanarmıydı gün boyu böyle
ayrılık hançerini saplamasaydın eger
hançer geçermiydi tenimden benim
duygularımı bu denli inceltmeseydin eger
üşürmüydüm fırtınada karda boranda
sesinin sıcaklıgını benden esirgemeseydin eger
bu şehir bu denli dar gelmezdi bana
yaşadıgın şehirde olmak istemeseydim eger
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.
Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.
Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.
Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.
Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.
O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.
Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.
Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.
Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.
Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.
Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.
Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.
Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.
O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.
O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.
Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.
Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.
Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.
Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.
Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.
Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.
İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.
Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.
Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.
Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...
Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.10.2009 19:42:47
Sil
 
SENİ BÖYLE SEVDİM İŞTE

Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime.Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi.En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Sevdim seni doyasıya işte ötesi yok...
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.10.2009 19:40:05
Sil
 
*UNUT~BENİ~CAN*

Bu kaçıncı gece
hasretinle yandığım
Kaçıncı gece
yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla?
Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla
Bosnalı kadınlar duydu feryadımı.
Sen, sen duymadın mı can?

Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak?
Benden uzak o iklimlerin,
Benden uzak o şehrin,
Kahrolası o kalabalıkların
Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana,
Benim kadar hasret çekti mi
Kahrolası o şehrin semaları,
Benim kadar yandı mı?
Ne vardı can?
Ne vardı uzak iklimlerde açacak?

Ne vardı
Kendimizi bu kadar kahredecek?
Kara trenler umut olmamalıydı,
uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar.
Dünya, bir tek nokta olmalıydı can...
Bir tek noktada doğmalıydık.
Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar,
Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim,
Sen, hep hasret şiirleri okumamalı.
Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda
Geceler boyu hergün
göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.

Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu
Boğuyor karanlıklar can...
Mesafeler kurşun oldu amansız,
Feryadıma şahit oldu yıldızlar
Can... Can...
Hasretin ağır bir yük omuzlarımda.
Ben çekmekten usandım,
sen usanmadın mı?

Bildim, bitmeyecek bu hasret!
Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz.
Hangimiz gelsek diğerinin yanına,
Kuruyup, kaybolacağız.
Ben, kıraç topraklara döndüm can,
Ben, kurumuş dereler gibiyim.
Issız mağaralarda kaldı umudum.
Belli bu sevda kahredecek bizi,
Unut be can...

Unut bu sonu gelmez sevdamızı...
bırak yeni güneşler doğsun semalarında
bulutlar gizlemesin yıldızlarını
yeniden başlasın herşey
yeniden doğ bensiz şafaklarda.
Unut can,
unut senin için yazdığım sevda şiirlerini.
De ki bir rüya idi bitti.
De ki bir hayaldi,
solgun aynalarda yansıyan.
De ki bir romandı,
sonu koskoca bir hiçle biten.
Unut beni can,
Unut vakit varken...

Bırak hasretin bana kalsın.
Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm.
Ben yine her gece
saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda.
Gözlerimde takılı kalsın hayalin.
Sen unut can,
sen unut!
Kahredersem,
Milyon kere kahrolayım!
Yazan
ist.prensi
Tarih:
15.10.2009 13:59:41
Sil
 
KADIN İÇİN SEVMENİN ANLAMI............
Kadın adamı çok seviyordu... Yemyeşil ovalarını verdi adama Yaşam fışkıran. Beni seviyor musun? Evet, dedi adam... Güneşini, ayını verdi kadın Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına... Beni seviyor musun? Tabi, dedi adam... Kadın çağladı gürül gürül akan pınarını verdi adama. Beni seviyor musun? Elbette, dedi adam... Kadın bağlandı Yaşam ipini adama verdi. Bir oldular tek oldular adamla. Beni seviyor musun? Biliyorsun, dedi adam... Kadın dağlarını verdi adama Tırmandılar doruklara. Beni seviyor musun? Aşağılara baktı adam zirveden. Başkalarını gördü Sustu adam... Ağladı kadın... Gözyaşını verdi adama Almadı adam... Kadın onurunu verdi adama Şaşırdı adam... Sordu yine usulca kadın Beni mi seviyorsun? Onu da seviyorum seni de, dedi adam... Sustu kadın... Verecek bir şeyi kalmadığında... Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam Başkasını sevebilmek için... Çıkarıp yüreğini verdi kadın. Korktu adam... Beni sevmiyor musun, dedi adam. Sesi yoktu kadının söyleyemezdi. Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı. Kalbi yoktu kadının sevemezdi. Onuru yoktu kadının yaşayamazdı..............
Yazan
ist.prensi
Tarih:
14.10.2009 18:08:04
Sil
 
BENI ASLA UNUTAMAYACAKSIN UNUTTUM DESEN BILE UNUTTUGUNA ASLA INANMAYACAKSIN
Yazan
ist.prensi
Tarih:
14.10.2009 16:56:45
Sil
 
:Paylaşmanın asaletini hiçbir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme ve öyle bir arkadaş seç ki sen onun için ölümü düşünürken, o senin için çoktan ölmüş olsun...
Yazan
ist.prensi
Tarih:
27.09.2009 05:11:52
Sil
 
Ayakta Duracak Gücüm Kalmadı
Bu sevda gönlüme bin kahır kattı
Ne öldürdü beni nede yaşattı
Şu zalim dünyada yanlız bıraktı
Ayak ta duracak gücüm kalmadı

Anlıma yazılan bu nasıl kader
Ayrılık ölümden daha da beter
Dertleri siğneme vurduğun yeter
Ayak ta duracak gücüm kalmadı

Kapanmaz gönlümde kanayan yaram
Şu zalim felekle sürecek kavgam
Hayatım hep çile mutluluk haram
Ayak ta duracak gücüm kalmadı
Yazan
ist.prensi
Tarih:
27.09.2009 05:07:34
Sil
 
.KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME...
Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün başka bir kızla gelirdi eve. Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Kahverengi gözlü, kumraldı.
Hiç kimseyle konuşmaz, sadece gelip geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana baktı ve gülümsedi. Şaşırdım…! Ama yine de onu sevmemeye çalıştım. Fakat o çok farklıydı. Gece boyu lambası yanardı. Bazen uyumak yerine onun evini seyrederdim. Onu sevmediğim halde onun her şeyi ile ilgilenirdim.
Bir gün yine kendimi onu gözetlerken buldum. O an anladım ki hep kendimi kandırmışım. Ben ona çoktan aşık olmuşum bile…
Artık o eve gelmeden uyumaz oldum. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince onu savunuyordum. Geçen gün yine onu yolda gördüm. Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım. “Acelem var KÜÇÜĞÜM” dedi bana. Eve gidip saatlerce ağladım. Karar verdim. Ne olursa olsun ona onu sevdiğimi söyleyecektim. Yolunu bekledim. Bir gün gelirken onu gördüm. Peşine düştüm. Eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Kapıyı açıp “Ne var KÜÇÜĞÜM?” dedi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Adını bile söyleyemeden “SENİ SEVİYORUM” dedim. Gülümsedi, cevap vermedi. Çok utanmıştım. Konuşamadım ve hemen dışarı çıktım. Sonra 1 ay boyunca onu görmemek için sokağa çıkmadım.
Bir gün kızlarla evde konuşurken mahalleye bir ambulans geldi. Onun evinin önünde durdu. Şaşırdık. Hemen dışarı fırladım. 3-5 dakika sonra görevliler onu sedyeyle dışarı çıkardılar. Önümden geçerken “ben de seni, KÜÇÜĞÜM” dedi ve gözlerini yumdu…
Herkes bana bakıyordu. Ağlayarak koşmaya başladım. Göz yaşlarım durmadan akıyordu. Eve geldiğimde annemler ondan bahsediyordu. Ailesi yokmuş. Kendi gayretleriyle bu yaşa gelmiş, okumuş. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi vermeyince kız evden kaçmış. Bir hafta sonra kız ölmüş. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler geldiğinde evinin duvarında “KÜÇÜĞÜM” yazısını bulmuşlar. “KÜÇÜĞÜM, sen de ölme…” yazıyormuş…
“KÜÇÜĞÜM, SEN DE ÖLME
Yazan
ist.prensi
Tarih:
27.09.2009 04:29:01
Sil
 
Koşa Koşa Gelsem Açar mısın Kucağını?Ellerimi Uzatsam Tutar mısın, Isıtır mısın üŞüyen Ellerimi Sımsıcak.Bilir misin, (Seni Seviyorum) Ben. Bilirsin elbet! Bilmesen Gülmezdin üŞüyen Ruhumu Isıtmak İçin. Almazdın Yumusacık Ellerine Minicik Kalbimi. Dokunmazdın Acıyan Yüreğime.Bilir misin, (seni seviyorum) Ben. Gözlerini Ayrı, Ellerini Ayrı, Hatta Parmaklarını Bile Ayrı Ayrı Seviyorum. GülüŞünü Başka, Sesini Baska, Bakışını Başka Seviyorum.Sen Uzaktayken Seviyorum Seni, Hep Yanımdaymışsın Gibi. Ellerimiz Hep Kenetlenmiş Gibi, Sana Dokunur Gibi Seviyorum Seni.Donuk Ruhuma Alev, Yanan Yüregime Su, Yalnızlığıma Toprak, Zindanıma Gökyüzü, Karanlığıma AteŞsin.Sen Yakındayken Seviyorum Seni, Her An GidecekmiŞsin Gibi. Hiç Gitme, Hep Yanımda oL İstiyorum.Uykusuzluğuma İlacim oL, Uykumda Rüyam. Aynı Rüyada Sonsuza Dek Su İçmeden, Bir Şey Yemeden, BaŞka Bir Şey Düsünmeden, Öylece, Gözgöze Kalalım.Seni Öyle De Seviyorum, Böyle De. Sen Beni Sevsen De, Sevmesen De SeNi SeViYoRuM.
Yazan
ist.prensi
Tarih:
20.09.2009 13:50:34
Sil
 
bu dünya bir daha dönmese bile seni asla unutmam unutugum gün öldügüm gündür gülüm
Yazan
ist.prensi
Tarih:
13.09.2009 13:23:41
Sil
 
KaLk Git Diyor İçimden Bir Ses Git Vur Kapısına Kırarcasına Seni Kırdıgı Gibi Çıkart Dışarıya Gece Yarısı Kuru Ayaza ÖLüm Gibi Korkunç o Boş SokakLara Göster YanLızLıgın Ne Demek OLdugunu Gösterki AnLasın Yaptıgı Hatayı Tutma ELinden BiLsin Korkunun Ne Demek OLdugunu Tutma ELinden Üşüsün BiLsin Ne Kadar Zor OLdugunu Hisset Üzerine Esen Sert Rüzgarı Ve o An SarıL Seni Seviyorum de Ögrensin Sevmenin Ne Demek OLdugunu...!!!
Yazan
ist.prensi
Tarih:
08.06.2009 01:57:02
Sil
 
!!Seni Sevecek kadar Cesaretliysen Bir kalem de Silecek Kadar da yurekliyim!!
Yazan
ist.prensi
Tarih:
08.06.2009 01:52:51
Sil
 
Sanal Aşklar.. Sanal aşk dedikleri ne ismi, ne adresi belli. İş, okul, sorma sakın mesleğini kesin üniversiteli. Atar bir isim, der ismim Ali. Yaşını da doğru sözlemez ki, yirmi beşindedir her dem, olsa da elli. Acaba bekar mıdır, evli mi? Bekarım diyecek tabi ki olsa da torun sahibi. Dostça başlar herşey önceleri, sizli bizli. Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri: Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri. Aşık olursun sözlerine, o birtanesi en güzelidir, şaşı da olsa gözleri. Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki görmek istersin şeklini, şemalini. Gönderir katalogtan bir mankenin resmini. Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli O'da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki. Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki? Her gece yanındayken, yoktur artık eseri. O şimdi, yepyeni nick'li tümüyle değiştirmiş kimliğini. Sen günlerce bekle gelir belki. Uğrar arada sana da canı istedimi. Atar bir sürü geçersiz bahaneleri. Bilirsin, yalandır her kelimesi. Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri. Seninleyken bile başka masada aklı fikri. Ya mesaj yazar, ya açmıştır msn'i. Sakın ha sakın sitem etmemeli. Anında vurur en iğneli sözleri. Ah sanal alem ah, sana ne demeli. Seninle yaşanıyor aşk'ların en güzeli. Acılar senden gelir bal kaymak misali. Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri. Kimin eli kimin cebinde belli değil ki. Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri. Senin de ondan farkın ne ki? Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri Ah sanal alem ah, sana ne demeli!!
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.05.2009 10:49:58
Sil
 


Özletiyor Seni Bu Yağmurlar
Burada yağmur yağıyor
Aralıksız yağıyor günlerdir
Ama sen yine de şemsiyeni
Almadan gel ilk otobüsle
Buğulanan camlara usulca
Yüzünü çiziyorum ki yüzün
Bir yağmur damlası olup
Düşüyor yapraklarına gülün
Güller de bozamıyor bu uzun
Karanlık sessizliğini kentin
Anılarını yitiriyor sokaklar
Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları
Tarih de kekemeleşiyor bazen
Ki o zaman aşktır tek bilici
Aşksa yürümek gibi bir şey
Duyabilmek kuşların gelişini
Anısı bizsek eğer bu kentin
Unuttuğu türküler bizsek
Acıyı rehin bırakıp bir güle
Anımsatmalıyız bunları bir bir
Sonra yürümeliyiz seninle
Sokaklara caddelere çıkmalıyız
Belki bir aşktır bu kentin
Belleğini geri getirecek olan
Burada yağmur yağıyor ama sen
Şemsiyeni almadan gel yine de
Özletiyor bu çılgın sağanak seni
Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.05.2009 10:45:19
Sil
 
BİR GÜN
Eğer bir gün o sevdiğin yağmur,
İnsafsızca seni ıslatırsa,
Bilki ben sana ağlıyorum...
Eğer bir gün aşkımızın şarkısı,
Kulaklarını tırmalarsa,
Bilki o şarkıyı ben sana söylüyorum...
Eğer bir gün elinde bir demet gül,
Mezarıma gelirsen,
Bilki mutluyum mezarımda rahat uyuyorum...

BEN SANA MECBURUM
Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum.

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun.

Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatih"te yoksul bir gramofon çalıyor
Eski zamanlardan bir cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun.

Belki haziran da mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy"de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin
Kötü rüzgar saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin.
Yazan
ist.prensi
Tarih:
19.05.2009 10:39:37
Sil
 
ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ


Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.

İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder
birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.

Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan
içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su"ya aşık olmuştur.

İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar,
"Sırf senin hatırın için ey su" diye...

Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı
birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki,
çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba
"Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.

Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek,
alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.

Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni
seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek
yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der.
Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...

Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz
etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.

Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der
ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek
artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin.
Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler
çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...

Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla
başını döndürerek çiçek, suya der ki "Seni ben,
gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum
karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır
nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder
çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu
ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."

Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık
nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir
bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum...
Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.


Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece
"Seni seviyorum" demek yetmemektedir...

| Bu üyeye mesaj yaz | Bu üyenin yazdığı mesajlar | Üye olmak istiyorum | Son 24 saat |

Not: Sitemizde ahlak dışı, yasa dışı ve siyasi içerikli nick ve resimler kullanmak yasaktır. Bu sayfada bu tür bir içerik bulunuyorsa lütfen bu formu kullanarak bize bildiriniz.

Hızlı Erişim:
counter
101 İndir Okey İndir Okey 101