| |
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 31.05.2010 22:10:11
Sil
|
Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:
-Aranızda Müslüman olan var mı?
Korkudan k...imse bişey diyemez. Birazdan yaşlı bir adam ayağa kalkar:
-Ben müslümanım. Der.
Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. Adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:
-Amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin? Der.
Yaşlı adam baya bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul' der.
Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:
-Aranızda başka Müslüman var mı? Az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:
-Ne bakı yosunuz ulan iki rekât namaz kıldırdık diye hemen Müslüman mı olduk.
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 16.05.2010 14:52:25
Sil
|
Bir genç kiz delikanliya sorar: 'Benden hoslaniyor musun?'
Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: 'Beni sevimli buluyor musun?'
Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: 'Kalbinde yerim var mi?
Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz sorar: 'Peki gidersem benim için aglar misin?'
Çocuk hayir diye cevap verir.
Kiz üzgün gitmek üzere arkasini döner.
Çocuk onu kollarina, alir ve:
Ben senden hoslanmiorum, seni seviyorum…...
Seni sevimli degil bas döndürücü buluyorum…
Kalbimde sana yer yok, benim kalbim sensin ……
Ve senin arkandan aglamam, senin için ölürüm!!! der
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 02.05.2010 19:01:03
Sil
|
BENİ, SENDEN GÖTÜRÜYORUM! ''BEN'' OLAN HİÇ BİR ŞEY , BIRAKMAM SANA ... BORÇLUSUN BENDEN AZALTTIKLARINI ! ''BEN'' BANA LAZIM, BIRAKMAM SANA... GİDİYORUM BİR UYKU ARASI, BİR GECE YARISI , BİR SEVDA SONRASI... KAPILAR ARDINA KADAR AÇIK , PENCERELER DEMİR PARMAKLIK ! GİDİŞİM YILLAR ALIR, SENDE KALDIM BİR ANLIK... SEN BİR HEYKEL KADAR DİLSİZ , GİDİYORUM BEN,ÇIĞLIK ÇIĞLIK ! BELALARLA, HESAPLARLA, HATALARLA , GİTMİYORUM GİDİYORUM SANA KAPILAR KAPATIP!!! BİR DİŞ FIRÇASI, BİRKAÇ GİYSİ, BİRAZ HARÇLIK, EN ÖNEMLİSİDE, YANIMA KENDİMİ ALIP ELİM HAFİF ,YÜREĞİM ÖYLESİ AĞIR, GİDİYORUM BEN, AĞIR AĞIR... SANA AYNALAR BIRAKIYORUM HADİ SEYRET KENDİNİ , BAKIŞINDAKİ TOZDAN ARINIP... SANA GECELER BIRAKIYORUM YÜREĞİN UYURSEVER ,GÖZLERİN YARI AÇIK ... SENİ BENDEN AZAT EDİYORUM UÇURUYORUM SENİ , ÖZGÜRSÜN , BİR YAŞAMLIK.... AŞK BİLDİĞİNİN GÜDÜK KANATLARIYLA BENİM SEMALARIMA ÖZENME ARTIK!!! ELVEDA ALDANMIŞLIĞIM , YIKILMIŞLIĞIM ELVEDA ! GÖRÜŞMEMEK ÜZERE ! HOŞÇAKAL YALNIZLIĞIM.. HADİ AYRILIĞIN ELİNİ UZAT BANA , HADİ SON BİR KEZ ACISIN CANIM ! KİMİN BU YÜREĞİME DOKUNAN ELLER ? GÖZLERİNDEKİ O AŞIK KİM ? TANIYAMADIM ÇOK AMA ÇOK GEÇ , YENİ BİR SEN OLMAYA , İÇİNDEKİ CÜCEYİ , DEV YAPAMAZSIN GİDİYORUM , BENİ VURDUĞUNCA , SEVDAMIN CESEDİNİ SANA BIRAKIYORUM... O SIĞ YÜREĞİNİN EN DERİNİNE GÖM BENİ ! BEN KENDİMİ YENİDEN DOĞURUYORUM....... |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 18.04.2010 02:41:36
Sil
|
| ♥░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░♥ ♥░░▓▓▓▓░░▓▓░░░░▓▓░░░░░▓▓▓▓░░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓▓▓▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓▓▓▓▓░▓▓▓▓▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓░░░░▓▓░░░░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░▓▓░░▓▓░▓▓▓▓▓░▓▓▓▓▓░▓▓░░▓▓░▓▓░░▓▓░░♥ ♥░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░░♥ |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 04.04.2010 21:49:31
Sil
|
BEN KİM MİYİM...???... Duymasını bilene ...SES... Çekmesini bilene ...NEFES... Gitmesini bilene ...HEDEFİM... Değerimi bilene ...SEDEF... Yaşamasını bilene ...HAYAT... Sevmesini bilene ...YÜREK... Susmasını bilene ...ÇİÇEK... Yüreğini sunmasını bilene ...CAN...!!!...
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 26.03.2010 01:19:42
Sil
|
| 3 çeşit dost vardır:1.si ekmek gibidir hergün ararsın2.si ilaç gibidir lazım oldukça ararsın3.sü ise mikrop gibidir, sen aramazsın, o gelir seni bulur!!!... |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 02.11.2009 21:30:51
Sil
|
| Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan Bir sevda masaliydi bizimki.. Yuregimi alip gitmisti o ilk bakislarin Oyle yarali oyle masumdularki, anlatmaya sayfalar duygular yetmezdi.. Ruzgarin keskin esintisi bile icimdeki sicakligi dindirmeye yetmemisti Allahim nasil sevmistrim nasilda o duyguyu kalbime hapsetmistim Seni bir annenin yavrusunu sahiplendigi gibi sahiplenmistim.. Kapkaranlik dunyam nasilda pembelere burunmustu senle Guller daha bir guzel kokuyor aynalara daha bir baska bakiyordum, icim icime sigmiyordu anlayacagin Daglara cikmak kurda kusa haykirmak geliyordu icimden tasan duygulari, seviyorum cok seviyorum demeyi ne cok istemistim.. YAPAMADIM.. Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi..Yine yagmurlu bir gunde son buldu..Gozlerimi gozlerinde biraktim, karanlik dunyamdayim simdi.. Kalbimde hapsettigim sevdan hala ayni yerde duruyor.. Birgun.. Belki birgun gelir emanetini istersin diye uzerine titriyorum.. Guller acmaz oldu artik gonul bahcemde, sen yoksun ya.. Butun aynalari kirdim her baktigimda seni gormeyeyim diye.. Gunesin sicakligi bile isitmiyor beni artik.. Pencereyi acik birakiyorum ruzgar olur Gelirsin.. Gecenin sessiz koynunda ben sana dalarken beni sararsin diye.. BEKLIYORUM... Yagmurlu bir gunde zamansiz baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi Oyle caresizimki sensiz , Oyle bitkin , Oyle yikilmis Yagmurun yagmasini istemiyorum.. Her yagmur yagisinda sen geliyorsun aklima Seni bana veren yagmur yine seni elimden acimadan almadimi? Iste yagmurdan bu yuzden nefret ediyorum.. Ne zaman yagmur yagsa oksuz bir cocuk gibi gecmisi ariyor herkesten herseyden kose bucak kaciyorum BAK!!!!! bak duyuyormusun YAGMUR YAGIYOR Yine... Birseylerin vakti geldi sanki.. Verecek neyim kaldiki senden sonra..? NE DUNYAM NE GULLERIM NE SEVGIM NEDE SEN VARSIN ARTIK BUTUN ZENGINLIGIMI ALDIN YAGMUR.... zaten bende yasamayan ruhun bedenini teslim almayami geldin!! DUR .. DUR NEOLUR YAVAS VUR PENCEREYE ACACAGIM DAVETSIZ TANRI MISAFIRISIN ICERIYE MECBUR ALACAGIM ISTEDIGIN CANIMSA KOLLARINA BIRAKACAGIM.. O yoksa ondan sonra bende olmayacagim.. LANET OLSUN! Yagmurlu bir gunde baslayan bir sevda masaliydi bizimkisi ve... Yine yagmurlu bir gunde son buldu Simdi ne sen varsin, ne ben, nede yagmur.. Sadece masali kaldi geriye ... Sadece masali. |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 24.10.2009 03:01:12
Sil
|
| ßєи нãуãтã тєк gєℓ∂iм тєк gi∂єяiм ßu ∂üиуã∂ã ßiя Aℓℓãн’ı ßiя∂є кєи∂iмi ßiℓiяiм zãмãıиıи∂ã §єv∂iкℓєяiмi тєк тєк §iℓєяiм ßu нãуãт ßєиiм i§тє∂iğiм gißi уã$ãяıм ∂єğєя vєяєиi нãуãтıмã §σкãяıм vєямiуєиiи нãуãтıиã §σкãяıм ßugüи ãğℓãя уãяıи §u§ãяıм gözüм∂єкi нєя ∂ãмℓã уã$ıи нє§ãßıиı güи gєℓiя §σяãяıм zãя ãтмãм $ãи§ã iиãимãм σятã∂ã ßiя $ãи§ vãя§ã σиu∂ã ßєи OLUŞTURURUM!! ╬KeNdi kuRaLLarıMLa oyNaRım... ╬BaktıM oyuN §ıkTı, bıRakıR kaLkaRıM !! ╬HaYaTtA HeR §eÇiM BiR KaYbEdݧTiR ÇüNkÜ bEn ╬Ne KaLaNa GiT DeRiM Ne GiDeNe KaL,KaLaCaK ╬oLaN YeRiNi,GiDeCeK oLaN YoLuNu ╬BeLiRLeMi§TiR ZATEN.....'ßu Fani Dünyaya tek geLdik tek gideriz, |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.10.2009 19:46:44
Sil
|
SEVDİM~ ben daha çok uçurum kenarlarında açan diri yaban çiçeklerini sevdim uzanıp kokusunu içime çekerken uçuruma düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalındıgı için ben daha çok sonbaharları sevdim yepyeni aşklara bereketli bir toprak olacak kadar yıkımı sağladıkları için ben daha çok masum günahları sevdim en dehşetli hazların ardından girilen günahın vicdana yapacağı baskılarla boğuşulması gerektigi için ben daha çok acı çeken insanları sevdim acıların onları olgunlaştırıp daha iyi bir insan haline getirecegini bildigim için ben daha çok kadının gizli erotik olanını sevdim büyük yüregiyle birlikte içindeki gizli kadını tüm açıklığıyla sunacağını bildigim için ben daha çok BABAMI sevdim içimdeki romantik hergeleyi bana miras bıraktığı için ben daha çok kalabalıkları degil yalnızlıgı sevdim içimdeki benle rahatça arkadaşlık yapabilmemi sağladığı için ben daha çok bahtsız insanların kahramanı olduğu kitapları sevdim mutlulukların büyük bedelleri oldugunu bana çok iyi anlatabildikleri için ben daha çok belli bellirsiz bir endişeyle karılmış hüzünlü bakışları sevdim arkalarındaki bir büyük yürek ve derin bir vicdandan süzülüp geldikleri için ben pırıl pırıl bir güneşten daha çok aydedeyi sevdim dalgaların melodisine şarabımın rengine beynimdeki kişiliklerin uyumuna ve duygularıma anlam katan o sihirli geceleri yarattığı için ben daha çok derinlikleri sevdim hayatın gizleri ve mutlulukların ipuçlarının oralarda bulunduğu için ben daha çok ölüme yakın duran ve ondan korkmayan insanları sevdim hayatın ne kadar ciddi bir şekilde yaşanması gerektigini ve keşkeleri az oldugu için ben daha çok binlerce sözcükten ziyade beden dilini sevdim içinde yalandan eser barındırmadığı için ben daha çok tanımlanmış hayatların yerine belirsizlikleri sevdim belirsizliklerin içinde bile süprizlere her zaman yer oldugunu bildigim için ben daha çok gerçekleri degil hayalleri sevdim hiç bir gücün hayallerime kelepçe vuramıyacağını bildigim için ve ben daha çok güvenin yerine özgürlügü sevdim güvensizlik içinde bile özgürlügün insana daha çok yakıştıgına inandıgım için.
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.10.2009 19:44:06
Sil
|
EGER~ yaşamak bu kadar zor olmazdı ölüm bu kadar basite indirgenmeseydi eger aşk bir nefeste sona ermezdi inan umut bu kadar çabuk tüketilmeseydi eger ölüm bu denli güzel gelmezdi bana sensizlik bu kadar zor olmasaydı eger yollar asla sorun çıkarmazdı korkulara sığınmak olmasaydı eger sevgi bu kadar çabuk tüketilmezdi emege gerçekten saygı duyulsaydı eger dünyaya sınırlar çekilmezdi sanırım yüreklerde bencillik olmasaydı eger mutluluk bu kadar güzel gelmezdiki umutsuzluk bu kadar çirkin olmasaydı eger sensizlik bu kadar zorlamazdı beni bu kadar sıkı sıkı bağlanmasaydım eger ateş bile yakamazdı deli gönlümü inan yokluğun bedenimi böyle kuşatmasaydı eger gözlerim bu kadar anlamsız bakmazdı her gördügünü sen sanıp aldanmasaydı eger gece bu kadar karanlık olmazdı gözlerime gülüşün o eski kekreligini yitirmeseydi eger her aşk ayrılıklara gebe kalmazdı bir şeyler gerçekten paylaşılmıssa eger yürek burkulmaları hiç yaşanmazdı gönülde insan sevgisi yeşerseydi eger sana bu denli bağlanmazdım belki sende beni sevdigini söylemeseydin eger tükenirmiydi bu devasa umutlar ansızın elvadalar yürekleri dağlamasaydı eger seni hala sevebilirmiydim sanırsın yüregimde derin bir iz bırakmasaydın eger yokluğun bu kadar acı verirmiydi yüregime varlıgın baldan tatlı ve güzel olmasaydı eger hayatımı sana feda edebilirmiydim uğrunda ölecek kadar sevmeseydim eger yüregim kanarmıydı gün boyu böyle ayrılık hançerini saplamasaydın eger hançer geçermiydi tenimden benim duygularımı bu denli inceltmeseydin eger üşürmüydüm fırtınada karda boranda sesinin sıcaklıgını benden esirgemeseydin eger bu şehir bu denli dar gelmezdi bana yaşadıgın şehirde olmak istemeseydim eger O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler, arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer. Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer. Utanılacak bir şey değildir ağlamak, yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer. Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık, çalınan birinin kalbiyse eğer. Korkulacak bir yanı yoktur aşkların, insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer. O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses, hiçbir zaman duyulmasaydı eğer. Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar, kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer. Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla, öylesine delice bakmasalardı eğer. Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de, kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer. Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin, son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer. Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman, meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer. Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman, beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer. Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla, tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer. O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi, yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer. O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar, son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer. Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri, her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer. Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de, dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer. Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel, namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer. Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından, dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer. Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de, sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer. Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine, kulağına okunacak biri olsaydı eğer. İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci dereceden failidir" denmeseydi eğer. Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar, ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer. Issızlığa teslim olmazdı sahiller, kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer. Sen gittikten sonra yalnız kalacağım. Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini tutmak isterse... Evet Sevgili, Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim uzanmak isterdi ince parmaklarına, mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.10.2009 19:42:47
Sil
|
SENİ BÖYLE SEVDİM İŞTE
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime.Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin. Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi.En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim. Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle... Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin. Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı. Seni severken yorulmadım. çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.Sevdim seni doyasıya işte ötesi yok...
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.10.2009 19:40:05
Sil
|
*UNUT~BENİ~CAN*
Bu kaçıncı gece hasretinle yandığım Kaçıncı gece yıldızları yıkadığım göz yaşlarımla? Mesafeler yırtıldı hıçkırıklarımla Bosnalı kadınlar duydu feryadımı. Sen, sen duymadın mı can?
Ne vardı bu kadar uzak yerlerde açacak? Benden uzak o iklimlerin, Benden uzak o şehrin, Kahrolası o kalabalıkların Benim kadar ihtiyacı mı vardı sana, Benim kadar hasret çekti mi Kahrolası o şehrin semaları, Benim kadar yandı mı? Ne vardı can? Ne vardı uzak iklimlerde açacak?
Ne vardı Kendimizi bu kadar kahredecek? Kara trenler umut olmamalıydı, uzayan yollarda kalmamalıydı bakışlar. Dünya, bir tek nokta olmalıydı can... Bir tek noktada doğmalıydık. Dönüp dönüp sana varmalıydı yollar, Ben, hep hasret türküleri söylememeliydim, Sen, hep hasret şiirleri okumamalı. Hasret diye bir söz olmamalıydı lügâtlarda Geceler boyu hergün göz yaşlarımla ıslanmamalıydı yıldızlar.
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu Boğuyor karanlıklar can... Mesafeler kurşun oldu amansız, Feryadıma şahit oldu yıldızlar Can... Can... Hasretin ağır bir yük omuzlarımda. Ben çekmekten usandım, sen usanmadın mı?
Bildim, bitmeyecek bu hasret! Uzak iklimlerde açmış iki çiçeğiz. Hangimiz gelsek diğerinin yanına, Kuruyup, kaybolacağız. Ben, kıraç topraklara döndüm can, Ben, kurumuş dereler gibiyim. Issız mağaralarda kaldı umudum. Belli bu sevda kahredecek bizi, Unut be can...
Unut bu sonu gelmez sevdamızı... bırak yeni güneşler doğsun semalarında bulutlar gizlemesin yıldızlarını yeniden başlasın herşey yeniden doğ bensiz şafaklarda. Unut can, unut senin için yazdığım sevda şiirlerini. De ki bir rüya idi bitti. De ki bir hayaldi, solgun aynalarda yansıyan. De ki bir romandı, sonu koskoca bir hiçle biten. Unut beni can, Unut vakit varken...
Bırak hasretin bana kalsın. Varsın cehenneminde kavrulsun gönlüm. Ben yine her gece saçlarını koklayayım uzak yıldızlarda. Gözlerimde takılı kalsın hayalin. Sen unut can, sen unut! Kahredersem, Milyon kere kahrolayım!
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 15.10.2009 13:59:41
Sil
|
KADIN İÇİN SEVMENİN ANLAMI............  Kadın adamı çok seviyordu... Yemyeşil ovalarını verdi adama Yaşam fışkıran. Beni seviyor musun? Evet, dedi adam... Güneşini, ayını verdi kadın Yıldızları taktı bir bir adamın omuzlarına... Beni seviyor musun? Tabi, dedi adam... Kadın çağladı gürül gürül akan pınarını verdi adama. Beni seviyor musun? Elbette, dedi adam... Kadın bağlandı Yaşam ipini adama verdi. Bir oldular tek oldular adamla. Beni seviyor musun? Biliyorsun, dedi adam... Kadın dağlarını verdi adama Tırmandılar doruklara. Beni seviyor musun? Aşağılara baktı adam zirveden. Başkalarını gördü Sustu adam... Ağladı kadın... Gözyaşını verdi adama Almadı adam... Kadın onurunu verdi adama Şaşırdı adam... Sordu yine usulca kadın Beni mi seviyorsun? Onu da seviyorum seni de, dedi adam... Sustu kadın... Verecek bir şeyi kalmadığında... Senin yüreğine ihtiyacım var, dedi adam Başkasını sevebilmek için... Çıkarıp yüreğini verdi kadın. Korktu adam... Beni sevmiyor musun, dedi adam. Sesi yoktu kadının söyleyemezdi. Gözleri yoktu kadının ağlayamazdı. Kalbi yoktu kadının sevemezdi. Onuru yoktu kadının yaşayamazdı..............  |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 14.10.2009 18:08:04
Sil
|
| BENI ASLA UNUTAMAYACAKSIN UNUTTUM DESEN BILE UNUTTUGUNA ASLA INANMAYACAKSIN |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 14.10.2009 16:56:45
Sil
|
:Paylaşmanın asaletini hiçbir zaman bencilliğin çirkinliğine tercih etme ve öyle bir arkadaş seç ki sen onun için ölümü düşünürken, o senin için çoktan ölmüş olsun...
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 27.09.2009 05:11:52
Sil
|
Ayakta Duracak Gücüm Kalmadı Bu sevda gönlüme bin kahır kattı Ne öldürdü beni nede yaşattı Şu zalim dünyada yanlız bıraktı Ayak ta duracak gücüm kalmadı
Anlıma yazılan bu nasıl kader Ayrılık ölümden daha da beter Dertleri siğneme vurduğun yeter Ayak ta duracak gücüm kalmadı
Kapanmaz gönlümde kanayan yaram Şu zalim felekle sürecek kavgam Hayatım hep çile mutluluk haram Ayak ta duracak gücüm kalmadı |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 27.09.2009 05:07:34
Sil
|
.KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME... Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün başka bir kızla gelirdi eve. Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Kahverengi gözlü, kumraldı. Hiç kimseyle konuşmaz, sadece gelip geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana baktı ve gülümsedi. Şaşırdım…! Ama yine de onu sevmemeye çalıştım. Fakat o çok farklıydı. Gece boyu lambası yanardı. Bazen uyumak yerine onun evini seyrederdim. Onu sevmediğim halde onun her şeyi ile ilgilenirdim. Bir gün yine kendimi onu gözetlerken buldum. O an anladım ki hep kendimi kandırmışım. Ben ona çoktan aşık olmuşum bile… Artık o eve gelmeden uyumaz oldum. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince onu savunuyordum. Geçen gün yine onu yolda gördüm. Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım. “Acelem var KÜÇÜĞÜM” dedi bana. Eve gidip saatlerce ağladım. Karar verdim. Ne olursa olsun ona onu sevdiğimi söyleyecektim. Yolunu bekledim. Bir gün gelirken onu gördüm. Peşine düştüm. Eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Kapıyı açıp “Ne var KÜÇÜĞÜM?” dedi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Adını bile söyleyemeden “SENİ SEVİYORUM” dedim. Gülümsedi, cevap vermedi. Çok utanmıştım. Konuşamadım ve hemen dışarı çıktım. Sonra 1 ay boyunca onu görmemek için sokağa çıkmadım. Bir gün kızlarla evde konuşurken mahalleye bir ambulans geldi. Onun evinin önünde durdu. Şaşırdık. Hemen dışarı fırladım. 3-5 dakika sonra görevliler onu sedyeyle dışarı çıkardılar. Önümden geçerken “ben de seni, KÜÇÜĞÜM” dedi ve gözlerini yumdu… Herkes bana bakıyordu. Ağlayarak koşmaya başladım. Göz yaşlarım durmadan akıyordu. Eve geldiğimde annemler ondan bahsediyordu. Ailesi yokmuş. Kendi gayretleriyle bu yaşa gelmiş, okumuş. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi vermeyince kız evden kaçmış. Bir hafta sonra kız ölmüş. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler geldiğinde evinin duvarında “KÜÇÜĞÜM” yazısını bulmuşlar. “KÜÇÜĞÜM, sen de ölme…” yazıyormuş… “KÜÇÜĞÜM, SEN DE ÖLME |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 27.09.2009 04:29:01
Sil
|
Koşa Koşa Gelsem Açar mısın Kucağını?Ellerimi Uzatsam Tutar mısın, Isıtır mısın üŞüyen Ellerimi Sımsıcak.Bilir misin, (Seni Seviyorum) Ben. Bilirsin elbet! Bilmesen Gülmezdin üŞüyen Ruhumu Isıtmak İçin. Almazdın Yumusacık Ellerine Minicik Kalbimi. Dokunmazdın Acıyan Yüreğime.Bilir misin, (seni seviyorum) Ben. Gözlerini Ayrı, Ellerini Ayrı, Hatta Parmaklarını Bile Ayrı Ayrı Seviyorum. GülüŞünü Başka, Sesini Baska, Bakışını Başka Seviyorum.Sen Uzaktayken Seviyorum Seni, Hep Yanımdaymışsın Gibi. Ellerimiz Hep Kenetlenmiş Gibi, Sana Dokunur Gibi Seviyorum Seni.Donuk Ruhuma Alev, Yanan Yüregime Su, Yalnızlığıma Toprak, Zindanıma Gökyüzü, Karanlığıma AteŞsin.Sen Yakındayken Seviyorum Seni, Her An GidecekmiŞsin Gibi. Hiç Gitme, Hep Yanımda oL İstiyorum.Uykusuzluğuma İlacim oL, Uykumda Rüyam. Aynı Rüyada Sonsuza Dek Su İçmeden, Bir Şey Yemeden, BaŞka Bir Şey Düsünmeden, Öylece, Gözgöze Kalalım.Seni Öyle De Seviyorum, Böyle De. Sen Beni Sevsen De, Sevmesen De SeNi SeViYoRuM.
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 20.09.2009 13:50:34
Sil
|
| bu dünya bir daha dönmese bile seni asla unutmam unutugum gün öldügüm gündür gülüm |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 13.09.2009 13:23:41
Sil
|
| KaLk Git Diyor İçimden Bir Ses Git Vur Kapısına Kırarcasına Seni Kırdıgı Gibi Çıkart Dışarıya Gece Yarısı Kuru Ayaza ÖLüm Gibi Korkunç o Boş SokakLara Göster YanLızLıgın Ne Demek OLdugunu Gösterki AnLasın Yaptıgı Hatayı Tutma ELinden BiLsin Korkunun Ne Demek OLdugunu Tutma ELinden Üşüsün BiLsin Ne Kadar Zor OLdugunu Hisset Üzerine Esen Sert Rüzgarı Ve o An SarıL Seni Seviyorum de Ögrensin Sevmenin Ne Demek OLdugunu...!!! |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 08.06.2009 01:57:02
Sil
|
| !!Seni Sevecek kadar Cesaretliysen Bir kalem de Silecek Kadar da yurekliyim!! |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 08.06.2009 01:52:51
Sil
|
| Sanal Aşklar.. Sanal aşk dedikleri ne ismi, ne adresi belli. İş, okul, sorma sakın mesleğini kesin üniversiteli. Atar bir isim, der ismim Ali. Yaşını da doğru sözlemez ki, yirmi beşindedir her dem, olsa da elli. Acaba bekar mıdır, evli mi? Bekarım diyecek tabi ki olsa da torun sahibi. Dostça başlar herşey önceleri, sizli bizli. Başbaşa kalınca kaçınılmaz sevda sözleri: Canısı, aşkısı,göz görmez başka kimseleri. Aşık olursun sözlerine, o birtanesi en güzelidir, şaşı da olsa gözleri. Belki de kaba saba biri, bilemezsin ki görmek istersin şeklini, şemalini. Gönderir katalogtan bir mankenin resmini. Ateş düşer yüreğe bir kere, neylemeli O'da sever ALLAH için, dört eder iki kere iki. Gün gelir kesilir ses soluk, acaba nerdedir ki? Her gece yanındayken, yoktur artık eseri. O şimdi, yepyeni nick'li tümüyle değiştirmiş kimliğini. Sen günlerce bekle gelir belki. Uğrar arada sana da canı istedimi. Atar bir sürü geçersiz bahaneleri. Bilirsin, yalandır her kelimesi. Yine anlatır bir sürü aşk hikayeleri. Seninleyken bile başka masada aklı fikri. Ya mesaj yazar, ya açmıştır msn'i. Sakın ha sakın sitem etmemeli. Anında vurur en iğneli sözleri. Ah sanal alem ah, sana ne demeli. Seninle yaşanıyor aşk'ların en güzeli. Acılar senden gelir bal kaymak misali. Her tatlı söz bozduruyor tüm tövbeleri. Kimin eli kimin cebinde belli değil ki. Bu gün sen, yarın gelecek başka birileri. Senin de ondan farkın ne ki? Aşk böyle değildi, kim icat etti ekranda sevmeleri Ah sanal alem ah, sana ne demeli!! |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.05.2009 10:49:58
Sil
|
Özletiyor Seni Bu Yağmurlar Burada yağmur yağıyor Aralıksız yağıyor günlerdir Ama sen yine de şemsiyeni Almadan gel ilk otobüsle Buğulanan camlara usulca Yüzünü çiziyorum ki yüzün Bir yağmur damlası olup Düşüyor yapraklarına gülün Güller de bozamıyor bu uzun Karanlık sessizliğini kentin Anılarını yitiriyor sokaklar Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları Tarih de kekemeleşiyor bazen Ki o zaman aşktır tek bilici Aşksa yürümek gibi bir şey Duyabilmek kuşların gelişini Anısı bizsek eğer bu kentin Unuttuğu türküler bizsek Acıyı rehin bırakıp bir güle Anımsatmalıyız bunları bir bir Sonra yürümeliyiz seninle Sokaklara caddelere çıkmalıyız Belki bir aşktır bu kentin Belleğini geri getirecek olan Burada yağmur yağıyor ama sen Şemsiyeni almadan gel yine de Özletiyor bu çılgın sağanak seni Sırılsıklam özletiyor biliyor musun
|
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.05.2009 10:45:19
Sil
|
BİR GÜN Eğer bir gün o sevdiğin yağmur, İnsafsızca seni ıslatırsa, Bilki ben sana ağlıyorum... Eğer bir gün aşkımızın şarkısı, Kulaklarını tırmalarsa, Bilki o şarkıyı ben sana söylüyorum... Eğer bir gün elinde bir demet gül, Mezarıma gelirsen, Bilki mutluyum mezarımda rahat uyuyorum...
BEN SANA MECBURUM Ben sana mecburum bilemezsin Adını mıh gibi aklımda tutuyorum Büyüdükçe büyüyor gözlerin Ben sana mecburum bilemezsin İçimi seninle ısıtıyorum.
Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor Bu şehir o eski İstanbul mudur Karanlıkta bulutlar parçalanıyor Sokak lambaları birden yanıyor Kaldırımlarda yağmur kokusu Ben sana mecburum sen yoksun.
Sevmek kimi zaman rezilce korkuludur İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur Tutsak ustura ağzında yaşamaktan Kimi zaman ellerini kırar tutkusu Bir kaç hayat çıkarır yaşamasından Hangi kapıyı çalsa kimi zaman Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu
Fatih"te yoksul bir gramofon çalıyor Eski zamanlardan bir cuma çalıyor Durup köşe başında deliksiz dinlesem Sana kullanılmamış bir gök getirsem Haftalar ellerimde ufalanıyor Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem Ben sana mecburum sen yoksun.
Belki haziran da mavi benekli çocuksun Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden Belki Yeşilköy"de uçağa biniyorsun Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor Belki körsün kırılmışsın telaş içindesin Kötü rüzgar saçlarını götürüyor
Ne vakit bir yaşamak düşünsem Bu kurtlar sofrasında belki zor Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden Ne vakit bir yaşamak düşünsem Sus deyip adınla başlıyorum İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin Hayır başka türlü olmayacak Ben sana mecburum bilemezsin. |
|
|
Yazan ist.prensi
Tarih: 19.05.2009 10:39:37
Sil
|
ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.
İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, su"ya aşık olmuştur.
İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye...
Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar.
Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Halbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz.
Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler...
Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der.
Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine...
Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye...Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden birşey gelmez."
Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.
Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece "Seni seviyorum" demek yetmemektedir...
|
|