| |
 |
Kimden:
DOZAMIN
19.02.2010 14:43:49
Kime:
dozamIn
|
|
Su Firat’in suyu akar serindir Ölem ölem derdo ölem akar serindir Yarimi götürdü [anam] kanli zalimdir Ölem Ölem kanli zalimdir Daha gün görmemis taze gelindir Ölem Ölem derdo Ölem taze gelindir Söyletmeyin beni anam yaram derindir Ölem Ölem yaram derindir nasil gülem
Kömürhan köprüsü Harput'a bakar Ölem ölem derdo ölem Harput'a bakar Körolasi zalim Firat ocaklar yikar Ölem ölem ocaklar yikar nasil gülem Ahbaplarin gelmis agitlar yakar Olem olem derdo olem agitlar yakar Söyletmeyin beni anam yaram derindir Ölem ölem yaram derindir nasil gülem |
|
 |
Kimden:
dozamın
06.11.2009 00:15:16
Kime:
dozamIn
|
|
...KÜÇÜĞÜM SEN DE ÖLME... Aynı sokakta oturuyorduk. Her gün başka bir kızla gelirdi eve. Herkes onun hakkında farklı şeyler söylerdi. Fakat kimse gerçeği bilmezdi. Kirli sakalları vardı. Kahverengi gözlü, kumraldı. Hiç kimseyle konuşmaz, sadece gelip geçerdi. Bir gün onunla yolda karşılaştık. Çok güzel bir yüzü vardı. Bana baktı ve gülümsedi. Şaşırdım…! Ama yine de onu sevmemeye çalıştım. Fakat o çok farklıydı. Gece boyu lambası yanardı. Bazen uyumak yerine onun evini seyrederdim. Onu sevmediğim halde onun her şeyi ile ilgilenirdim. Bir gün yine kendimi onu gözetlerken buldum. O an anladım ki hep kendimi kandırmışım. Ben ona çoktan aşık olmuşum bile… Artık o eve gelmeden uyumaz oldum. Herkes onun kötü olduğunu söyleyince onu savunuyordum. Geçen gün yine onu yolda gördüm. Bana göz kırptı. Yanımdan geçerken onu çağırdım. “Acelem var KÜÇÜĞÜM” dedi bana. Eve gidip saatlerce ağladım. Karar verdim. Ne olursa olsun ona onu sevdiğimi söyleyecektim. Yolunu bekledim. Bir gün gelirken onu gördüm. Peşine düştüm. Eve girdi. Biraz bekleyip kapıyı çaldım. Kapıyı açıp “Ne var KÜÇÜĞÜM?” dedi. Ne yapacağımı şaşırmıştım. Adını bile söyleyemeden “SENİ SEVİYORUM” dedim. Gülümsedi, cevap vermedi. Çok utanmıştım. Konuşamadım ve hemen dışarı çıktım. Sonra 1 ay boyunca onu görmemek için sokağa çıkmadım. Bir gün kızlarla evde konuşurken mahalleye bir ambulans geldi. Onun evinin önünde durdu. Şaşırdık. Hemen dışarı fırladım. 3-5 dakika sonra görevliler onu sedyeyle dışarı çıkardılar. Önümden geçerken “ben de seni, KÜÇÜĞÜM” dedi ve gözlerini yumdu… Herkes bana bakıyordu. Ağlayarak koşmaya başladım. Göz yaşlarım durmadan akıyordu. Eve geldiğimde annemler ondan bahsediyordu. Ailesi yokmuş. Kendi gayretleriyle bu yaşa gelmiş, okumuş. Sevdiği bir kız varmış. Ailesi vermeyince kız evden kaçmış. Bir hafta sonra kız ölmüş. Kimi sevdiyse ölmüş. Çok acı çekmiş. İntihar edip hastaneyi aramış. Polisler geldiğinde evinin duvarında “KÜÇÜĞÜM” yazısını bulmuşlar. “KÜÇÜĞÜM, sen de ölme…” yazıyormuş… “KÜÇÜĞÜM, SEN DE ÖLME…”
|
|
 |
Kimden:
dozamın
27.09.2009 18:54:44
Kime:
dozamIn
|
|
BAHTI KARA
Hey gidi karalar içinde
Taşı kara
Bahtı kara Diyarbakır’ım!
Dinmedi yıllardır bağrımızda kanayan yara
Sende doğduk!
Sende büyüdük!
Renklerin en güzelini senin tabiatında
Kokuların en güzelini Hevsel Bahçesinde kokladık
Allı morlu güllerden
Hamravat suyunu içtik kana kana
Aslanağzından
Hatunkastalından
Bağlarından salkım salkım kopardık üzümü
Çay öğünden öbek öbek topladık karpuzu
Künyemize adın ile yazdık adımızı
“Ben Diyarbakır’’lıyam kardaş”diyerek
Dik tuttuk başımızı…
M. Kadri GÖRA
|
|
 |
Kimden:
dozamın
19.09.2009 02:47:00
Kime:
dozamIn
|
|
Avrupa'nın ünlü sanat merkezilerinden birinde, çocuğun biri, vitrinde çok hoş bir tablo görür. Tablonun bedeli oldukça yüksektir.
Çocuk bu tabloyu bir sonraki sene abisinin doğum gününe almayı ister ve bir iş bulup kıt kanaat geçinerek biriktirdiği tüm para ile mağazaya gider. Şanslıdır, tablo hala satılmamıştır. İçeri girer, tabloyu bir süre yakından izledikten sonra resmi yapan sanatçıyı bulur ve
"Abimin doğum günü için bu resmi satın almak istiyorum, tüm param da bu kadar" der. Ressam bir süre düşündükten sonra resmi paketler ve çocuğa satar. Çocuk paketini alır ve teşekkür ederek çıkar.
Mağazada adamın arkadaşları da vardır ve şaşkın şaşkın sorarlar: "Sen ne yaptın, o resmin değeri milyonlar ederdi. Neden bu kadar düşük bir rakama sattın?" Ressam cevap verir: "Evet, ben bu resme milyonlarını verecek bir sürü insan bulabilirdim, ancak tüm servetini bu resme verecek kaç kişi bulabilirdim?..."
SÖZÜN ÖZÜ: Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyor, fakat hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.
|
|
 |
Kimden:
dozamın
12.08.2009 20:11:04
Kime:
dozamIn
|
|
İşadamı, ofisinde geç saatlere kadar sekreteri ile ciddi ciddi çalışır. Geç olmuştur, günün yorgunluğuna ek olarak acıkmışlardır.
'Hadi çıkalım artık, gidip bir şeyler yeyip evlerimize gidelim' çıkarlar, bir lokantada iyi bir akşam yemeği yerler, biraz da alkol alırlar, sonra işadamı, sekreterini evine bırakır.
O ara, sekreter, nezaketen, bir kahve içmek isteyip istemediğini sorar.
İşadamı da neden olmasın diye düşünüp kabul eder. Kahveyi içki takip eder, içkiden sonra ruhlar ısınır ve birlikte olurlar.
İşadamı kalkar, evine gider. Sabah 04 civarıdır. Arabayı parkeder, cebinden bir tebeşir çıkartır, ceketine pantolonuna bir kaç çizik atar biraz tebeşir tozu serper ve içeri girer.
Karısı ayakta beklemektedir.
'Neredeydin ?' diye sorar.
İşadamı da Aysel'le geç saate kadar çalıştık, sonra yemeğe gittik, onu eve bıraktım yemekten sonra, ama beni kahve içmeğe çağırdı, kahveydi, sohbetti, içkiydi derken kendimizi yatakta bulduk, ancak toparlandım, geç kaldım, özür dilerim karıcım' der.
'Yalancııııı ! Yine bütün gece o zibidi arkadaşlarınla bilardo oynayıp bira içtin di mi ! sen adam olmayacaksın ruhun serseri !'
Alınacak Ders:
DAİMA DOĞRUYU SÖYLEYİN,
NASIL OLSA KARŞINIZDAKİ
İNANMAK İSTEDİĞİNE İNANIR.
|
|
 |
Kimden:
dozamın
12.08.2009 20:06:03
Kime:
dozamIn
|
|
insanligin ilk varoldugu dönemde , adamin biri seytani yakalamaya karar vermis.
Ancak bunun için 40 yil Tanri'ya ibadet etmesi gerekiyormus.
Karisiyla , dostlariyla ve bütün dünyayla iliskisini kesmis, kendisini ibadete adamis. 40 yil sonra Tanri , ibadetinin karsiligi olarak ona agzi kapali bir sisenin içinde seytani sunmus. Artik özgürmüs adam.
Dünyada neler olup bittigini görmek, nelerin degistigini ögrenmek için sabirsizlaniyormus. siseyi karisina teslim etmis, ona iyi sahip olmasini söylemis ve disariya çikmis. Kadincagiz seytani çok merak ediyormus.Ve merakina yenilip sisenin agzini açivermis...
Açar açmaz da seytan siseden firlayip cikmis ve gülmeye baslamis. Merakina engel olamadin ve kocanin 40 yillik emegini bosa çikardin ' diye alay etmis kadinla. Yok canim ' demis kadin. 'Sen hiç o sisenin içinde olmadin ki
'Nasil olur? ' diye haykirmis seytan. 'Sen de gördün...siseden çiktim ben ! ' 'Hiç o sisenin içinde degildin, inanmiyorum buna. Nasil küçücük siseye girebilirsin ki? ' Kafasi atmis seytanin . 'Gireyim de gör ! demis ve yeniden sisenin içine girivermis.
iste böyle...Adamin seytani hapsetmesi 40 yilini,kadinin ise yalnizca 5 dakikasini almis. seytan da söyle isyan etmis Tanri'ya :
'TANRIM , MADEM KADINI YARATACAKTIN , O ZAMAN BENi NEDEN YARATTIN ? '
Ekleyen/Kaynak:
|
|
 |
Kimden:
dozamın
12.08.2009 18:18:42
Kime:
dozamIn
|
|
| Benim gönderilmemiş mektuplarım yada karalanıp karalanıp yırtılmış şiirlerim gibisin ... Hergün silbaştan yazıyorum seni ! Unutmak güneşin batışında seni, silebilmek mümkünmü,Çok kere denedim inan bana ! Batan güneş yeniden doğmaz mı? HERGÜN YENİDEN DOĞUYORSUN BENLİĞİMDE ,BENİM GÜNEŞİM SENSİN AMA KARANLIKTA YAŞIYORUM BEN |
|
 |
Kimden:
dozamın
12.08.2009 00:58:54
Kime:
dozamIn
|
|
Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir bir filme, bir şarkıya, bir yazıya… En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli… Ve kadın ağlar hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü. Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları. Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı… Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan… İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E.. o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!
|
|
 |
Kimden:
dozamın
10.08.2009 10:11:20
Kime:
dozamIn
|
|
Bir adam kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi Bir şey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli'ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli -"Helal değildir" diye bu kurbanı geri çevirir.
Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana'ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
Mevlana şöyle der
-"Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul etmeyebilir."
Adam üşenmez kalkar Hacı Bektaş dergahına gider ve Hacı Bektaş Veli'ye Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini birde Hacı Bektaş Veli'ye sorar.
Hacı Bektaş Veli'de şöyle der
-"Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir."
|
|
 |
Kimden:
dozamın
10.08.2009 10:10:26
Kime:
dozamIn
|
|
Napolyon, düşman askerlerinden kaçarken, bir bakkal dükkánına sığınıyor. Bakkal onu uygun bir yere saklıyor, az sonra gelen düşmanları da, "Biraz önce biri, koşarak şu tarafa kaçtı" diye savuşturuyor. Derken Napolyon’un muhafızları yetişiyorlar. Bakkal, ömründe bir daha karşılaşamayacağı Napolyon’a giderken soruyor: "Efendim, af buyurun ama merak ettim, ölümle bu denli burun buruna gelmek nasıl bir duygu?"
Birden öfkeleniyor Napolyon, "Sen kim oluyorsun da benimle böyle dalga geçercesine konuşabiliyorsun?" diyor. Ve hemen askerlerine, adamcağızı kurşuna dizmelerini emrediyor. Askerler, bakkalın gözünü bağlayıp, karşısına diziliyorlar. Mermiler namlulara sürülüyor. Artık ateş emri verilecek. Zavallı bakkal içinden "Ah, ne yaptım ben? Şimdi ölüp gideceğim" diye düşünürken, arkadan bir çift el uzanıyor ve birdenbire gözündeki bağı açıyor. Karşısında duran kişi Napolyon. Az evvel sorduğu soruyu tek cümleyle şöyle cevaplıyor:
"İşte böyle bir duygu!" |
|
 |
Kimden:
dozamın
10.08.2009 00:57:02
Kime:
TIRPAN*
|
|
| Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir "şey"din... Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir "şey"din anlatamadıgım sen |
|
 |
Kimden:
dozamın
09.08.2009 23:01:55
Kime:
dozamIn
|
|
Gerçek Dostluk Böyle Olur
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır.
Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim.
|
|
|
 |
Kimden:
DOZAMIN
09.08.2009 17:47:47
Kime:
dozamIn
|
|
ÖLEN SEVGİLİ
SABAH UYAN DİGİNDA MİDESİNDE BİR YANMA HİS ETİ
YANMANIN NEDENİ AKSAM YEDİKLERİ DEGİL
UYANİR UYANMAZ BUGÜN YAPİCAKLARININ AKLINA GELMESİYDİ
BU GUN 2 YİLDİR GÖTÜRDÜĞÜ BİRLİKTELİĞİ BİTİRECEKTİ
ASLİNDA BUNU YAPMAKTA GEC BİLE KALMİSTİ
BİTMELİ DEDİ İÇİNDEN HERGÜN BU TATSIZ UYANİS BİTMELİ
GENÇ ADAM BUNLARİ DÜŞÜNÜRKEN
SURATI ŞEKİLEN ŞEKİLE GİRİYORDU
SURATLE GİYİNEREK DİŞARI ÇIKTI
BÜGÜNE KADAR HİÇ BEKLETMEMİŞTİ ONU
ŞİMDİDE BEKLETMEMELİYDİ ONU
İSTANBUL SAĞUK VE YAGMURLU BİR AY YAŞİYORDU NİSAN AYİNDA
GEN. ADAM GÖK YÜZÜNE BAKARAK İÇ GEÇİRDİ
BULUTLAR BİZİM YAŞAYACAGİMİZİ BİLİYOR.....
ONLAR BİLE AĞLİYOR HALİMİZE
BULUŞMA VAKTİ
ARTIK KADI KÖY İSKELESİNDEYİDİ
BİR KAC DAKİKALİK BEKLEMEDEN SONRA
KARŞİDAN KİZ ARKADAŞİNİN GELDİĞİNİ GÖRDÜ
ŞİMDİ MİDESİNDEKİ AĞRI DAHADA ARTMİSTİ
BEŞİKTAŞA GECTİLER
YOLCUKUK SİRASINDA HİÇ KONUSMADILAR
GENÇ KİZ SEVGİLİSİNEBU DURGUNLUĞUNA ANLAM VEREMİYORUM
NERDEN BİLECEKTİ BU GÜN AYRILIK CANLARI ÇALACAK
BEŞİKTAŞA GEÇTİKLERİNDE BİR CAFEYE OTURDULAR
GENÇ KİZ ANLAMİSTİ SEVGİLİSİNİN KENDİSİNE BİRSEYLER SÖLYLEMEK İSTEDİĞİNİ
'BANA BİRSEYMİ SÖLEMEK İSTİYORSUN ' DİYE SORDU
GENÇ ADAM GÖZLERİNİ KAÇIRARAK EVET DEDİ
GENÇ KIZ HEYCANLANMIŞTI BİRAZDA SİNİRLENEREK
'SÖYLESENE' NE DİYE BEKLİYORSUN DEDİ ,
GEÇ ADAM İÇİNİ ÇEKTİKTEN SONRA.....
SENCE BİZ NEREYE KADAR GİDECEĞİZ ? DİYE SORDU
GEÇ KİZSA BUNU SORMA GEREYİNİ NİYE DUYDUN ?
DİYE YANIT VERDİ VE GENÇ ADAM SÖZE BAŞLADI İŞTE O AN ?
BİR KAÇ AY ÖNCE SAAT 23:00 CİVARLARİ GİBİ SANA TELEFON
AÇMİS VE SANA ŞİİR OKUMAK İSTEMİŞTİM
SEN BANA SIRASIMI ŞİMDİ CANIM YA İŞİN GÜCÜN YOKMU DEMİŞTİN ?
BİLİYORMUSUN O AN NAKAVUT OLAN BİR BOKSÖR GİBİ HİSETTİM KENDİMİ
ÖZÜR DİLEYİP TELEFONU KAPATMİŞTİM.
DAHA SONRADA BU ŞİİRİ BENDEN HİÇ İSTEMEMİŞTİN.
GEÇENLERDE HASTA OLUP YATAKLARA DÜŞTÜĞÜMDE
ARKADAŞLARİMLA BİRLİKTE SENDE GELMİŞTİN
MERALİN 'SEN ŞANSLISIN SEVGİLİN SANA BAKAR'
SÖZÜNE İŞİM YOKTA SANA Mİ BAKACAĞİM
ANNEN BAKSIN DEMİSTİN HATİRLADİNMİ ?
GENÇ KİZ BİLİYORSUN BEN DUYGUSALİĞİ SEVMİYORUM
HEM HASTA BAKİCİ GİBİ GÖRÜÜNDÜĞÜMÜ DE KİMSE SÖYLÜYEMEZ
DİYE YANİTLADİ GENÇ ADAM GÜLDÜ
'EVET CANIM HAKLISIN.
ZATEN OLMAK İSTESEN DE BU KALBİ TASİDİĞİN SÜRECE
HASTA BAKICI HEMSİRE FELAN OLMUYACAKSİN
GENÇ ADAM DEVAM ETİ
BANA ŞİMDİYE KADAR SABAH KAÇ KERE
SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE GÜZEL
SÖZCÜKLERİNDEN OLUSAN BİR MESAJ CEKTİN ?
HİÇ..HATTA GÜNÜN HİÇ BİR SAATİNDE ÇEKMEDİM
DUYGUSALİĞİ SEVMEYE BİLİRSİN
AMA SEN SENİ SEVEN İNSANLARİ DA MUTLU ETMEYİ SEVMİYORSUN.
GEN KIZ
HALBUKİ BEN SENİN TAM TERSİNE KENDİMDEN ÇOK İNSANLRİ
MUTLU ETMEYİ SEVİYORUM DEDİ
SENİ TANİDİĞİMDEN BERİ HER SABAH HER AKSAM HER GECE
YANİ SENİ ANDİĞİM HER SAAT GÜZEL BİR MESAJ VARDI
SEN HİÇ BİLMİYORSUN ? SENLE BEN AK LA KARA GİBİYİZ
GEN KIZ ANLAMİSTİ YANİ NE İSTİYORSUN?
ŞAİR OLMAMI MI
GENÇ ADAM TEKRAR GÜLÜMSEDİ İÇİNDEN
DÜN GECE VERDİĞİ AYRİLİK KARARINI NEKADAR DOĞRU OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜ HAYİR DEDİ
ŞAİR OLMANI İSTEMİYORUM OLMAZSINDA
BİZ AYRILMALIYIZ AYRILIK İKİMİZ İCİNDE EN HAYIRLISI OLACAK
GENÇ KIZ ŞAŞIRMIŞTI NEDEN AMA ?
BEN SENİ SEVİYORUM SENİNDE BENİ SEVDİĞİNİ SANIYORUM
GEN ADAM İÇ ÇEKEREK
HAYIR CANIM SEN BENİ SEVDİĞİNİ SANIYORSUN DEDİ
EYER BENİ SEVSEYDİN ŞU AN BAŞKA ŞEYLER KONUŞMUŞ OLURDUK DEDİ
GEN KIZIN GÖZLERİ YAŞARMIŞTI
GENÇ ADAM CEBİNDEN CIKARDIGI MENDİLİ UZATTI
GENC KIZ GÖZ YASLARINI SİLEREK
'SEN BİLİRSİN UMARIM BENİ BASKA BİRİ İÇİN TERK ETMİYORSUNDUR DEDİ
GEC ADAM NASIL BÖLE BİRŞEY DÜŞÜNÜRSÜN
SENDEN BAŞKA KİMSE OLMADI UZUN ZAMANDA OLACAĞINI SANMIYORUM YANITINI VERDİ
GENC ADAM VE GENC KIZ İKİ SEVGİLİ OLARAK OYURDUKLARI MASADA ARTIK İKİ YABANCIYDILAR
BİR KAC DAKİKA SESİZCE OTURDUKTAN SONRA
GENC KIZ KALKALIM İSTERSEN DEDİ
GENC ADAM BEN BİRAZ DAH BURDA KALMAK İSTİYORUM
İSTERSEN SEN KALKA BİLİRSİN DİYE YANIT VERDİ
GENC KIZ TAMAM OZAMAN SAN MUTLULUKLAR DİYEREK
ELİNİ UZATTI SESİ VE ELİ TİTRİYORDU
GENC ADAM İSTERSEN ARKADAŞ KALABİLİRZ DEDİ
VE BİR BİRLERİNE SONKEZ SARILDILAR
GENC ADAM DOĞRU YAPTIĞINA İNANIYORDU
EVE DÖNDÜĞÜNDE YÜRÜMEKTEN BİTAP BİR HALDEYDİ
ODASINA GİRDİ VE GECE BİTMEK BİLMİYORDU
SABAH ERKENDEN KALKIP İŞE İŞE GİDECEKTİ
UYUMALIYDI BİR KAC SAAT SONRA UYKUYA DALMAYI BASARDI
SABAH SAAT 7:00 DE SAATİN ZİLİYLE UYANDI
EVDEN CIKACAĞI SIRADA CEP TELEFONUNA BAKTI
MESAJ VE 10 CEVAPSIZ ARAMA VARDI EKRANDA
YORGUN OLDUĞU İÇİN DUYMAMIŞTI TELE FONUN SESİNİ
ARAMALAR VE MESAJ SEVGİLİSİNDEN Dİ HEYCANLA MESAJI ACTI VE SUNLAR YAZIYORDU
SADECE ONLARI SEVMEYİ SEVDİM
HEPSİNİ ONLARSIZ YASADIMDA
BİR SENİ SENSİZ YASAYAMIYORUM
BU AŞKI TEK KALPTE TAŞIYAMIYORUM
SANA YEMİN GÜZEL GÖZLÜM BİR TEK SENİ SEVDİM
VE SENİ SEVREK ÖLECEĞİM BİRTANEM ELVADA
GENC ADAM ŞAŞIRMIŞTI ONU TANIDIĞI İLK GÜNDEN BELİ İKEZ ŞİİR ALIYORDU
VE ÜSTELİK SABAHIN 5 : 00 DE YAZMIŞTI
HEYCANLA O NU ARADI TELEFONU YABANCI BİR SES ACTI
GENC ADAM NALANLA GÖRÜSE BİLİRMİYİM? DEDİ
AMA KARŞISINDAKİ SES AĞLIYORDU
HEMDE HICKIRA HIÇ KIRA BEN O NUN ANESİYİM
YAVRUM KIZIM BU SABAH İNTAHAR ETİ
GECE SABAH KADAR BİRİLERİNİ ARAYIP DURDU
SABAH ODASININ IŞIĞINI SÖNMEMİŞ GÖRÜNCE GİRDİM
YAVRUM KENDİNİ ASMIŞTI
GENC ADAM BEYNİNDEN VURULMUŞA DÖNDÜ O AN
BİR GÜN ÖNCEKİ MİDE AĞRISI İKİ KATINA ÇIKIYORDU ŞİMDİ
OLDUĞU YERE YİĞILIP KALDI
BİR KAC AY SONRA İKİ DOKTOR KONUŞUYORDU HASTANEDE
DOKTORLARDAN BİR DİĞERİNE KARŞIDAKİ HASTANIN DURUMUNU SORDU
DOKTOR YANIT VERDİ...
HAAAA O MUUU.... ? 3 AY ÇNCE GETİRDİLER
KENDİSİ YÜZÜNDEN BİR KIZ İNTAHAR ETMİS
O GÜNDEN SONRA CEP TELEFONU ELİNDEN HİÇ DÜŞMEMİŞ
DEVAMLI BİRŞEYLER YAZIP BİRİNE YOLUYOR
GECENLERDE MERAK ETİM O UYURKEN
GÖNDERDİĞİ NUMARAYI ARADIM 3 AY ÖNCE İPTAL EDİLMİŞ
GELEN MESAJLARDA BİR ŞİİR VAR
BU ADAM DUYGUSALMI BİLMEM ANLADIĞIM KADAR
|
|
 |
Kimden:
DOZAMIN
09.08.2009 12:38:39
Kime:
dozamIn
|
|
| Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir "şey"din... Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir "şey"din anlatamadıgım sen |
|
 |
Kimden:
dozamın
05.08.2009 20:52:13
Kime:
dozamIn
|
|
Çekil Git Artık Düşlerimden, Bıkıp Usanmadın mı Benden Artık ? Gözlerimden, Yüreğimden, İçimden, ...Ve Varolan Her Şeyimden, Git Artık..
Dokunma, Kirletirsin Beyazları, Konuşma, Tüketirsin Satırları, Mehtabı Bırak, Doğan Ayrılık, Çekil Git, Şafak Gelen Aralık... Kanıyorum Zaten, Uzak Dur Benden, Sebebin Olurum, Yakanın Olurum, Çekil Git Yolumdan, Ölümün Olurum, ...Ve Git Artık, Ne Olursun Git Benden Konuşma, Nefesini Al Benliğimden, Ben Soluğunu Kesmeden, Sus Demeden, Sus Ne Olur, Söylemeden, Git, Bir Daha ALLAH Aşkına, Hiç Dönmeden...
Yıkıl Git Artık Hayallerimden, Kumdan Evlerin, Yıkıldı Artık, Taşlarımdan, Oyuncaklarımdan, Beynimden, ...Ve Yaşayan, Her Şeyimden, Git Artık Uzanma, Karaya Çalarsın Günlerimi, Söylenme, Devrik Tümcelerim Olursun, Ne Öznesini, Ne Yüklemini Kurtarabilirsin Çekil Git, Bırak, Bütün Düşüncelerimi...
Yaralıyım Zaten, Şöyle Dur Gönlümden, Derdin Olurum, Korun Olurum, Çekil Git, Harın Değil, Külün Olurum, ...Ve Git Artık, Ne Olursun Git, Git Gözlerimden Kal Yerinde Öylece, Ses Etme, Mevsimler Solsun Senelerce, Mümkünse Çıkmasın, O İki Hece, Öldü de, Bitsin Bu İşkence... Ya da Bir Sonbahar´dı, Sarardı de, Düşen Her Bir Yaprakta, Uzaklaştı de, De ki, Gövdeden Dal Kırıldı, Kopan Candı, Yıkıldı de, Deki Öldü, Öldü de... Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de... Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Sonra Toprağa Karıştı, Kurudu de, Soldu de... Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de...
...Ve Çekil Git Artık, Gölge Etme, Alın Yazısı Gibi Görme, Değilim Birşeyin, Olmadım Hiçbir Şeyin, Çekil Git Artık, Ne Olur Çekil Git, Kötü Söyletme... Yaşamaz de, Olsun de, Deki Bitti, Bitti de... Kardı Yağdı, Yağmurdu Aktı, Kurudu de... Sonra Toprağa Karıştı, Soldu de... Ne Bileyim İşte, Kısaca Öldü de... Ne Dersen de...
|
|
 |
Kimden:
dozamın
05.08.2009 20:49:49
Kime:
dozamIn
|
|
Denizlerin ortasinda kaktüs gibi anlamsiz Ve o kadar pervassiz bu ayrilik Yeni açan çiçekte ölüm gibi zamansiz Ve öyle kararsiz bu ayrilik
Umman gibi gönlüme kaktüs diktin Kopardigin gonca gülü yüregime ektim Sen ayrilik ektin ben sevda biçtim Yetmedi sana yar yetmedi
Fezanin ortasinda hava gibi yersiz Çekilen onca cefaya karsi yetersiz Ve dünyada birbasina kalan ben gibi sensiz Sensiz bu ayrilik... |
|
 |
Kimden:
dozamın
05.08.2009 20:49:03
Kime:
dozamIn
|
|
...UzaklardasıN... Ben uçurumun kenarında, Sen aşağıdasın.. Düşemiyorum!!
Elimi bağrıma götürdüğümde dokunabiliyorum belki sana ama gözlerimden yüreğime inen kilometrelerce damar kadar uzaksın bana..Yüreğimden gözlerime parıltı olana kadar, yollar eksilitiyor çehreni!
Gel az biraz, yak(ın)laş! Ne Olur ! ? Aç kollarını yada Düşeyim ne olur ! ?
...UzaklardasıN... Ben uçurumun kenarında, Sen aşağıdasın.. Düşemiyorum!!
Tebessümlerim eksikti hep benim ömrümün bu anına kadar..Seni gördüm, bir süre daha bir yakıştı yüzüme gülüşlerim.Nerden bilirdim ki yanımdayken bu kadar uzak olacağını ve meleği olduğum bir hüzün olup yüzümün zerrelerinde kaybolacağını !?
Gel az biraz, sar(ıl)! Ne Olur ! ? Aç kollarını yada Düşeyim ne olur ! ?
...UzaklardasıN... Ben uçurumun kenarında, Sen aşağıdasın.. Düşemiyorum!!
Gözümün yaşı çoktur benim, çilem dolmaz, yolum yokluktur benim ! Seni ben eyledim, yolumun tozlarını üfledim, çilemi uzak farzettim ! Bir melek olup seni hüznüm ilan edip, canımı yandırmana hevesliydim ! Bu kadar canımı yakacağını nerden bilebilirdim ! ?
Gel az biraz, din(gin)len(ş) ! Ne Olur ! ? Aç kollarını yada Düşeyim ne olur ! ?
...UzaklardasıN... Ben uçurumun kenarında, Sen aşağıdasın.. Düşemiyorum!!
Ne çare derdime ! ?Uzak(larda)sın işte ! ! Aç kollarını Düşeyim ne olur ! ? Düş(leri)meme izin ver ne olur ? |
|
 |
Kimden:
dozamın
04.08.2009 22:47:10
Kime:
dozamIn
|
|
aldırma yarım kalmış bahara
aldırma sabahı olmayan geceye
aldırma kışın soğuna
aldırma ağustos sıcagında donmama
acıya acıyan yanlarımdan akan yaşa
üzerimden geçen kara buluta aldırma
aldırma gözlerimi derya yapmana
yüreğimin gözlerini okyanus kılmana
aldırma sırtımdan vurmana
aldırma dilimdeki yalvarışlara ahlarıma
feryadıma haykırdıklarıma
sızlayan ve kanayan bahtıma aldırma
aldırma hayallerimin yeşil oluşuna
suskunluğuma yitip kaybolmama
birmiş bir hayatın son çırpınışı de ve aldırma
sonuma acıma aldırma
hatta sana yakışanı yap yine
aldırma aldırmalarıma aldırma
|
|
 |
Kimden:
dozamın
04.08.2009 22:46:12
Kime:
dozamIn
|
|
ben seni çağırmadan gel
bir gün ansızın imkansızken gel
kapmı çalmadan
zilime basmadan gel
yollarımın bozukluğuna havanın soğukluğuna bakmadan gel
lambaların sönük olduğuna
karanlığın korkutan yanlarına aldırmadan gel
darma dağınıkken derbederken gel
sana acıkmış anımda
yanan ruhuma şifa diye gel
seni yola koyduğumda
yollar seni yorduğunda
ayakların iki ilieri üç geri geldiğinde gel
susayıp yandığında dinlenmek içinde olsa gel
seni uğurladığım yağmurlarla gitmekten vaz geç
yolları yarı etsende gitme geri gel gel işte
gülerken ağladığım bitek sana yandığım
yokluğuna ölüm çaldığım bir anda gel
böyle bir başıma herşeyi sana boyadığımda
şehrimi kokun sardığında
dayanmamın son safhasında
en acilinden gel
gelirken tüm gelmeyişlerini
ardınada tüm gelmelerini eklede gel
ben çağırmadan sen hep ansızın gel gel
|
|